skip to Main Content
20. Yüzyılın Biyografisi

20. Yüzyılın Biyografisi

Çağımızın en güçlü düşünürlerinden Roger Garaudy, “insan için insanca bir düzen” idealine kendini adamış gerçek bir dava adamıydı. Fikir adamlığının yanı sıra aynı zamanda gözü kara bir eylemciydi. Felsefeden sanata uzanan engin birikim ve yeteneğini bu uğurda seferber etti. İnandığı dava uğruna canını seve seve vermeye hazır bir idealist olarak yaşadı.

Roger Garaudy bu eserinde, 20. yüzyılın felsefe ve fikir hayatının geniş ve eleştirel bir panoramasını çiziyor. Bütün felsefe akımlarını, felsefecilerini ve aydınlarını enine boyuna sorguluyor.

20. yüzyıldaki felsefe akımları, insanlığa ne kazandırdı, ne kaybettirdi?

İslâm’ın günümüz kelâmcı, hukukçu, bilgin ve düşünürlerinin bu felsefe akımlarına cevabı ne olmalı?

Bütün dünya insanlığını toplu bir intihara sürükleyen şu gidişe nasıl dur denmeli?

Garaudy’nin felsefî vasiyeti niteliğindeki bu kitap, insanlığın kurtuluşu için yerkürenin bütün güçlü beyinlerini, özellikle de Müslümanları fikir üretmeye davet ediyor.

20. Yüzyılın Biyografisi

Kitaptan Alıntılar

Felsefe bilgelik aşkıdır, fakat gerçek bilgelik Allah’tır.
Şu hâlde Allah aşkı gerçek felsefedir.
Mansur Ibn Serjûn
İçinde bulunduğumuz şu yüzyılda, tarihin bugüne kadarki beş bin yılında olandan daha çok değişikliğin meydana geldiğini söylemek ağızlara sakız olmuştur. İyi de, bu olağanüstü başkalaşımı görüp yaşama şansını yakalamışken, onun akıp gidişini seyretmek için yerinden hiç kımıldamayan bir adam hakkında ne düşünmeli? Ben işte öylesi bir kadavra olmayı istemedim diye kimseden özür dileyecek değilim.
Dünyayı ve hayatı değiştirmek bir topluluğu gerektirir. Ben en kolayını seçmedim, komünist topluluğu seçtim. O topluluğa otuz yedi sene bağlı kalmaktan da, onlara insanın aşkın/müteâl boyutunu kabul ettirmek için mücadele etmekten de, Sisifos’un yerine Don Kişot’u tercih etmekten de hiç pişman değilim.
İnsanın son derece önemli şu iki boyutunu dikkate almayan her toplum çözülüp dağılmaya mahkûmdur: Aşkınlık, yani yaratıcı Allah karşısında insanın bağımlılığının kabul edilmesi ve topluluk, yani her ferdin diğer bütün insanların kaderinden sorumlu olduğu duygusu…
Normalde bir vasiyet son noktadır. Ben bu vasiyete yalnızca kesin kanaatlerimi, hiçbir geri dönüş içermeyen kanaatlerimi koydum. Fakat benim buraya koyduklarım, başka ve yeni imkân ve ihtimalleri hesaba katmayı ne dışlar, ne de reddeder.
Çünkü benim için burada hiçbir şey son bulmuyor; tersine, her şey burada başlıyor.

Satış Noktaları

Back To Top