skip to Main Content
27 Mayıs Darbesi Ve Bizler

27 Mayıs Darbesi ve Bizler

Türk demokrasi tarihinin en önemli kırılma noktalarından biri muhakkak ki 27 Mayıs 1960 Darbesi’dir. Bu elim hadise neticesinde Demokrat Parti kapatılmış ve dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakanı Adnan Menderes ve diğer devlet erkânı tutuklanarak yargılanmak üzere Yassıada’ya götürüldüler. Artık ne onların hayatı eskisi gibi devam edecekti ne de ailelerinin…

– Darbeden önce ne gibi olaylar yaşandı ve ülkenin genel havası nasıldı?

– Darbeden sonra bu hava nasıl değişti ve gazeteler olayları nasıl yansıttı?

– 27 Mayıs günü ve sonrasında Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın ve diğer Demokrat Partililerin evlerinde neler yaşandı?

– Evler askerler tarafından nasıl arandı ve bu aramalar sonunda neler oldu?

– Aileler evlerinden koparılıp nerelerde göz hapsinde yaşamaya zorlandı?

27 Mayıs Darbesi ve Bizler kitabı, bu ve benzeri birçok sorunun cevabını vermekle birlikte; 27 Mayıs 1960 tarihinden itibaren Yassıada duruşmalarının başladığı 14 Ekim 1960’a kadarki süreci, Celal Bayar’ın kızı Nilüfer (Bayar) Gürsoy’un samimiyetle paylaştığı anılarla aktarıyor. Yassıada süreci ve sonrası, şimdiye kadar hep Demokrat Partililerin hatıraları, mahkeme zabıtları ve o günlerin siyasi sürecinden bahseden eserlerle sınırlıydı. Fakat Gürsoy’un tüm tutuklu ailelerinin yaşadıklarıyla beraber kendi ailesine tatbik edilen özel muameleyi de anlattığı bu eser, önemli bir tarihî boşluğu doldurarak, Türk demokrasi tarihinin gözden kaçmış, karanlık bir dönemini aydınlatıyor.

27 Mayıs Darbesi ve Bizler

Kitaptan Alıntılar

"Ancak bundan böyle yaşadıklarımız genelde bütün Demokrat Partili ailelerin ortak yaşamıydı. Yassıada duruşmalarına Dolmabahçe’deki irtibat bürosundan geçerek, vapurun en alt bölmesinde birlikte gidişimiz, sorunlarımız, paylaştığımız acılar, küçük mutluluklar, ümitlerimiz, hayal kırıklıklarımız, endişe ve kaygılarımız ortaktı. Bunları birlikte yaşıyorduk. Daha önce tanışmamış, görüşmemiş aileler şimdi bütünleşmiştik. Yassıada kararları, İmralı ve Kayseri döneminin sonlarına kadar da bu devam etti." "27 Mayıs’ın ertesi günü CHP hesap sorar duruma gelmiştir. Darbeciler, darbecilere yol gösteren fetvacı profesörler ve basınla birlikte 27 Mayıs’a damgasını vurmuştur. Daha sonra da kurulan Temsilciler Meclisinde ekseriyeti teşkil ederek 27 Mayıs Anayasasının hazırlanmasındaki ağırlığı, CHP’nin darbede başlıca söz sahibi oluşunun delilidir. CHP, katarı çeken lokomotif durumundadır." "İsmet İnönü’nün damadı Metin Toker’in açıkladığı bir formül vardır: CHP olmadan kurulan iktidar darbe ile son bulur anlamına gelen bu görüş genel olarak CHP’nin hedefini ve darbedeki konumunu belirlemiştir."

Satış Noktaları

Back To Top