skip to Main Content
28 Şubat’tan 15 Temmuz’a

28 Şubat’tan 15 Temmuz’a

Siyasetin neredeyse her on yılda bir darbelerle ve muhtıralarla kesintiye uğradığı bir coğrafyada yaşıyoruz. Askeri vesayetin, adeta Demokles’in kılıcı gibi siyaset kurumunun tepesinde durduğu ve arada bir onu “hizaya çektiği” bir coğrafyada…
 
Eğer Türkiye’nin son yirmi yıllık siyasi tarihini parantez içine alacak olsak, muhtemelen iki önemli tarih ön plana çıkacaktır: 28 Şubat 1997 ve 15 Temmuz 2016. Başlangıç noktası, literatüre “postmodern darbe” diye geçen 28 Şubat’ta, dönemin hükümeti istifaya zorlanmış ve “irtica” etiketiyle birçok insan baskı ve zulüm görmüştü. Parantezin kapandığı nokta olan 15 Temmuz 2016 ise, askeri vesayetin de sona erdiği tarih olarak tarihe geçmiş oldu. Bir bakıma, iki parantez arasında, Türkiye kendini yeniden inşaa etti ve sivil siyaseti hâkim kıldı.

 

Adnan Tanrıverdi, 2000’li yılların başlarından itibaren, “askeri vesayet”in sona ermesi adına, bizzat emekli bir asker olarak en ön sırada mücadele edenlerden biri. Yazar, son yirmi yıl boyunca, Türkiye’deki iç ve dış siyasette yaşanan gelişmelere dair görüş ve önerilerini kamuoyuyla sıcağı sıcağına paylaştığı birçok metin kaleme aldı. Bu kitapta, bu metinler, tematik bir bütünlük de göz önünde bulundurularak bir araya getirildi. Türkiye’nin son yirmi yılına dair siyasi bir hatırat okumak isteyenlere…


Kitaptan Alıntılar

"28 Şubat, dünyadan bağımsız olarak düşünülmemeli ve sürecin 1997’den değil de 1993’lerden başladığı kabul edilmelidir. Çünkü inanca baskı döneminin fiili ilk adımları 1993 yılından itibaren TSK içinde atılmaya başlanmıştır."
"ABD, Suriye ve Irak’ta bir harita ortaya koymuştur. Bu harita Türkiye tarafından kabul edilmemiştir. Amerika Türkiye’ye iradesini kabul ettirememiştir. Suriye muhalefetine de kabul ettirememiştir. İradesini kabul ettirmek için elindeki FETÖ, PKK, PYD, DEAŞ gibi örgütler vasıtasıyla Türkiye’ye elinden gelen asimetrik taarruzunu yöneltmektedir."
"Bölgesel birliklere mensup devletler, federatif bir yapıyla Bölgesel Birlikleri de konfederatif bir yapıyla birleştirerek, İslam Birliği hedeflenmeli ve çalışmalar bu hedefi elde edecek şekilde yönlendirilmelidir."

Satış Noktaları

Back To Top