e95967b0-4f31-e611-bc4e-00155d031a6f929d40f6-f9cc-43be-be48-9fcc6a9c457c.jpg

Aşk-ı Sükûn

Say ettim;       

yalnızlıkta,      

acizlikte,

çaresizlikte… 

 

Say ettim;

tevekkülde,

teslimiyette,

rızada…

 

Say ettim;

nefiste…     

kalpte…  

ruhta… 

aşkta… 

sükûnda…

 

Nefisten kalbe, kalpten nefse say ettim…

Döktüm tüm çakıl taşlarımı…

Gözyaşlarımın verdiği serinlik ruhumu biraz ferahlatmıştı. Tüm cesaretimi toplayıp bakışlarımı yavrumun olduğu yere doğru uzattım.

O da ne?

Gözlerime inanamadım.

Kupkuru çölün ortasında bir ananın gözyaşları rahmet, kanayan yüreği kaynak olmuştu. Bu su, kızgın çölde anayı temsil eder gibi akacak, kıyamete kadar gözyaşlarımla bereket bulacaktı.

 

Nuriye Çeleğen, Aşk-ı Sükûn’da, Hazreti Hacer’in, teslimiyet ve tevekkülden örülmüş, yalnızlığın en koyusundan geçip hepimize analık eden şefkatiyle bereketlenen büyük yolculuğunu anlatıyor.

Her kadın Hacer’dir, fark yürüyüştedir…

Satış Noktaları