Bütün Bir Ömür

Bütün Bir Ömür

Küçük yaşta annesini kaybeden Andreas Egger, uzak akrabası olan zalim bir çiftçinin yanında büyür. Zorlu çocukluğunun ardından az konuşan, fiziken güçlü ve çok çalışkan, ama bir o kadar da kırılgan ve içine kapalı bir adama dönüşür. Dünyanın hızına, insanların hırsına ve öfkesine yetişemez, aslında bunu istemez de. Dağların kocaman boşluğu içinde kaybolmak ona iyi gelir. Avusturya Alpleri’nde kendi dünyasında yaşayan Andreas, günün birinde Marie’ye âşık olur. Marie ilk çocuklarına hamileyken çığ altında kalarak hayatını kaybedince Egger her şeyi bırakıp evini terk eder ve savaşa katılır. Savaşta esir düşer, çalışma kampına gönderilir ve aradan yıllar geçer… Dağlarına, evine döndüğünde kurulan teleferik hattıyla modernizmin o yalın kırsalı nasıl ele geçirdiğiyle yüzleşmek zorunda kalır.

 

Kendini yalnızlığıyla kuşatarak içindeki gerçeğe sığınan bir adamın hikâyesi bu.

Basit olduğu kadar çarpıcı ve etkileyici, gücünü yalınlığından alan bir ömür…

 

2016 yılında Man Booker International Ödülü finalistleri arasına giren Bütün Bir Ömür, Feza Şişman’ın çevirisiyle…

 

 

Bütün Bir Ömür – bu kısa ama ihtişamla kurgulanmış romana bayıldım.” – Margaret Atwood

 

“Okumanız iki saat sürse de unutmanız bir ömür alacak.” – Graham Robb

 

Bütün Bir Ömür, uzak bir vadideki yalıtılmış bir hayatı ve onu yavaş yavaş kuşatan modernizmi ustalıkla işleyen muhteşem bir roman.” – Ian McEwan

 

“Her ayrıntı, her kelime, her cümle – her şey tam anlamıyla yerli yerinde. Böyle kısa bir romanda bunu başarmak, büyük bir yeteneğin göstergesi.” – Die Welt

 

“İçten bir bilgelik ve ölçülü bir şiirsellikle biçimlenmiş anları ortaya çıkaran direkt bir tavır hâkim üsluba. Bu noktada bu romanın Almanya’da neden bu kadar ilgi gördüğünü ve neden bizim de buna ihtiyaç duyduğumuzu anlıyorsunuz: Bütün Bir Ömür, okurunu hayatını en iyi şekilde değerlendirmeye yönlendiriyor, ne olursa olsun.” – Sunday Telegraph


Kitaptan Alıntılar

Yara izleri yıllar gibidir, birbiri ardına gelir ve hepsi birlikte ancak o zaman bir insan eder.

Doğumdan itibaren art arda kaybediyorsun: Önce ayak parmağını, sonra kolunu, önce bir dişini, sonra bütün dişlerini, önce bir hatıranı, sonra bütün hafızanı, böyle böyle, hiçbir şey kalmayıncaya kadar. Sonra senden kalan son artığı da bir çukura atıyorlar, kürekle kapatıyorlar ve bitiyor.

Ölüm hayata dahildi, küfün ekmekle olan ilişkisi gibi. Ölüm ateşti. Açlıktı. Kış rüzgârının ıslık çaldığı barakanın duvarındaki aralıktı.

Geçmiş her yöne kıvrılıyor gibiydi; hatıralarda olaylar birbirine giriyor, daha doğrusu yeniden şekilleniyor ve daima yeniden değerlendiriliyordu.

Bir aşkı vardı ve onu kaybetmişti. Artık ona benzeyen bir şey olamazdı, bundan hiç şüphesi yoktu.

"Bütün Bir Ömür - bu kısa ama ihtişamla kurgulanmış romana bayıldım." - Margaret Atwood

“Okumanız iki saat sürse de unutmanız bir ömür alacak.” - Graham Robb

"Bütün Bir Ömür, uzak bir vadideki yalıtılmış bir hayatı ve onu yavaş yavaş kuşatan modernizmi ustalıkla işleyen muhteşem bir roman." - Ian McEwan

"Her ayrıntı, her kelime, her cümle - her şey tam anlamıyla yerli yerinde. Böyle kısa bir romanda bunu başarmak büyük bir yeteneğin göstergesi." - Die Welt

“İçten bir bilgelik ve ölçülü bir şiirsellikle biçimlenmiş anları ortaya çıkaran direkt bir tavır hâkim üsluba. Bu noktada bu romanın Almanya’da neden bu kadar ilgi gördüğünü ve neden bizim de buna ihtiyaç duyduğumuzu anlıyorsunuz: Bütün Bir Ömür, okurunu hayatını en iyi şekilde değerlendirmeye yönlendiriyor, ne olursa olsun.” - Sunday Telegraph

Satış Noktaları