Cezasız Eğitim

Cezasız Eğitim

Birçok yetişkin cezasız çocuk eğitimi olamayacağına inanır…

Çocuğun neyin doğru, neyin yanlış olduğunu öğrenebilmesi için ceza ve mükâfatın iyi bir eğitim yöntemi olduğunu düşünür.

“Ceza kötü bir şey olsaydı, çocukken cezalandırılan bizler de kötü insanlar olurduk” der.

Ceza insanı kötü biri yapmaz belki… Ama hiperaktif yapar… Şımarık yapar… Yılışıklaştırır… Öfkeli hale getirir… Eşi ile bağ kuramaz, çocuğu ile oynayamaz biri yapar…

Ceza bir eğitim aracı değil, bir aşağılama davranışıdır… Çocuk aşağılanarak değil, ancak değerlilik hissiyle kişiliğini geliştirir…

Pedagog Adem Güneş, Cezasız Eğitim’de çocukluktan yetişkinliğe kişilik gelişimini inceliyor. Baskı, zorlama ve cezanın çocuğun kişiliğine nasıl yansıdığını gözler önüne seriyor.

Cezasız Eğitim, çocuk eğitimine bakış açınızı kökten değiştirecek bir eser…


Kitaptan Alıntılar

ÇOCUĞUN EĞİTİMİ, EBEVEYNİN ONARIMIYLA BAŞLAR
Mesafe Koymak Yerine Bağlanmak
Baskı Yerine Kararlılık
Sabır Yerine Genişlik
Yönetmek Yerine Eşlik Etmek
Mükemmeliyetçilik Yerine Doğallık
El Âlem Yerine Kendilik
Öğretmek Yerine Edindirmek
İkaz Etmek Yerine Görmezden Gelmek
Olgunlaştırmak Yerine Çocuklaşmak
*Çocuğun kendini emniyette hissedebilmesi için duygularında özgür olmaya ihtiyacı vardır.
*Tehdit, suçlama, işlerin yolunda gitmeyeceği zaman başına gelecekleri hatırlatma, başkalarıyla kıyaslama, çocuğun kendini değersiz hissedeceği ve güven duygusunu kaybedeceği davranışlardır.
*Çocuğa karşı sabırlı olmak övünülecek bir şey değil, aksine bir tür pasif şiddettir.
*Bireyin duygularındaki yaralanmalar çocuklukta oluşur. Yetişkinlikte ise yara almış yanlar acımaya başlar.
*Erken çocukluk döneminde ihtiyaçları koşulsuzca, vaktinde ve yeterince giderilen çocuk bir çatışmaya girişmez, var oluş enerjisini iç düzenini oluşturmakta kullanır.
*Ceza devam ettikçe, şiddet çocuğu tehdit eden bir unsur olarak kaldıkça, çocuğun duyarlılaşmasını beklemek imkânsızdır.
*Birçok yetişkin çocuğun kendisinden çekinmesini, korkmasını ve ürkekçe davranmasını “terbiyeli olmak” zanneder. Halbuki kökeni korku, kaygı ve ürküntü barındıran hiçbir duygu saygıdeğer bir duygu değildir.
*Çocuk ceza ile ya edilgen ya da duyarsız olur.
*Çocuğun içinde geliştirdiği negatif duyguların yegâne panzehri koşulsuz sevgidir.
*Çocuk eğitiminin özü, çocuğun tüm davranışlarını bir iç motivasyonla gerçekleştirmesi ve bu iç motivasyonunu kendisini yok etmek üzere değil, geliştirmek üzere kullanabileceği farkındalığını oluşturmaktır.
*Duygularında yara almış kişiler içlerinde bunu duymamak, hissetmemek için “oyalanma davranışlarında” bulunmaya mecbur hissederler.
*Duygusal ihtiyaçları çocukluk yıllarında giderilmemiş kişiler, bu ihtiyaçları bastırmayı bir yetenek haline getirirler.
*Kaygılı bir benliğe sahip olan anne babalar çocuklarının duygu dünyasından daha çok davranışlarıyla meşgul olurlar.

Satış Noktaları