skip to Main Content
Davam

Davam

Onlar inandıkları dava adına mücadele vermenin ağır bedellerine göğüs geren iman dolu nesillerdi. Evinde dini kitap bulundurmanın, hadis-i şerif meali, Kur’ân-ı Kerim tefsiri okumanın laikliğe aykırı hareket sayıldığı günleri gördüler. Sadece bu sebeplerle on binlerce Müslümanın mahkûm edildiği, vazifelerinden uzaklaştırıldığı dönemleri yaşadılar. Ama vazgeçmediler.

Bu insanların hepsinin “suç aleti” aynıydı: Dini kitap, tespih, takke, Kur’ân, cübbe, sarık…

Sadece Kur’ân-ı Kerim tefsiri ve dini kitaplar okudukları için o zamanki TCK’nın 163. maddesine dayanılarak şikâyet edilen, tevkif edilen, lehte bilirkişi raporları olmasına rağmen mahkûm edilen bir neslin verdiği hukuk mücadelesini, hayattaki son şahitleri aktarıyor.

Davam, genişletilmiş yeni baskısıyla yeniden raflarda. Türkiye’nin zor yıllarını daha iyi anlamak isteyenler için…

Davam

Kitaptan Alıntılar

“Risale-i Nur davasının ve Nur talebelerinin muhterem ve mümtaz avukatı Bekir Berk’le ikinci defa 2 Ağustos 1961 tarihinde tevkif edildiğim Bitlis Cezaevi’nde tevkif tarihini takiben 15-20 gün sonra görüşmek şerefine nail oldum.”
"Nur-u Muhammedî bir mü'minin kalbinden çıkarsa daha hiçbir dini ev Peygamberi kabul etmez. Anarşist olur. Artık siyasetle idare edilmez. Kalbinde onu müdafaa edecek hiçbir nokta-i istinad kalmaz. Dinin şiddetle menettiği şey fitne ve anarşidir."
"Anarşi, anomi, terör... hangi adla yad edilirse edilsin, korkunç bir buhranın pençesindeyiz. Tecettüt illetinden doğan bir buhran. Bin yıllık bir medeniyet parça parça yıkılır, toplum hayatına yön veren inançlar yok edilirken şuursuz entelijansiye sevinç çığlıkları atıyordu." Cemil Meriç
“Kudsî Kur’an davasının naçiz bir ferdi, aciz bir hizmetkarı olarak garip ve yabancı bir diyarda muazzez Üstad’ım Bediüzzaman’a mensubiyetimden ötürü tevkif edildiğim o sıkıntılı günlerde, hapishanede nurlarla teselli buluyordum.”
“Bir mahkum; “Rahmi Bey avukatın gelmiş. Müdüriyetten seni istiyorlar. İlaveten ne kadar nurlu ve güzel bir insan… Keşke benim de böyle bir avukatım olsaydı.” diyerek takdiratını ifade etti. Büyük bir heyecanla müdüriyete gittim. Çünkü bu ziyaretçinin benim yanımda özel bir yeri vardı. Şimdiye kadar gelen ziyaretçilere benzemiyordu. Bu ziyaretçi kalemle yapılan bu mücadelenin mahkeme salonlarındaki mübelliği ve yılmaz müdafii idi. Hapishane müdürü imanlı ve dost bir zattı. Müdürün odasında Av. Bekir Berk’le hasretle kucaklaştık.”
“Benim Av. Bekir Berk’le o mahrumiyet ve meşakkat yıllarındaki fedakarlığını anlatacak ifade ve kalem gücüm yoktur. Yalnız müşretek hizmet hayatımızın hatırımda kalan bazı kısımlarını istikbalin tarihçisine ve yeni nesle tevdi etmek için bu satırları yazıyorum.”

Satış Noktaları

Back To Top