skip to Main Content
Dedem Hz. Muhammed (asm)

Dedem Hz. Muhammed (asm)

978-605-08-3239-6

256 sayfa

Kapının açılışından bilirdim. Kokusuyla gelirdi. Toprak odamız gül kokardı. Gülümserdi. Işıl ışıl bakardı. Şefkat dolu bir ses ruhumu tutardı. Nasıl da sevinir, sevgiyle kanatlanırdım.

“Küçük adam nerede?”

Bu sesi her duyduğumda birden büyürdü çocuk yüreğim. Büyürdü de Medine’ye sığmazdı.

Koşarak atılırdım kucağına. Kucak, çocuk için ne muhkem bir sığınaktı. Dedemin kollarında güçlenirdim. Gül ile karanfil kokusu birbirine karışırdı…

Aşk, “Mim!” dedi.

Tüm varlık aşkla “Mim”lendi.

Esmanın bilinme seyri “Kenz-i Aşk”a yüklendi.

Dedem Hazreti Muhammed (asm), Âlemlerin Efendisi olarak yaratılan Hz. Muhammed’i (asm) anlatma gayesiyle kaleme alınan Kenz-i Aşk dizisinin son halkası.

Onlar Peygamberimizin “benim iki reyhanımdır” dediği sevgili torunları, canın parçası Hz. Fatıma annemiz ile velayetin kapısı Hz. Ali’nin evlatları, Hz. Hasan ve Hüseyin efendilerimiz…

Dedem Hazreti Muhammed (asm), Peygamberimizin ilk çocuklukları işte bu risalet ve velayet ırmaklarının kıyısında geçen iki mübarek gözün bakışı ile anlatıldığı bir siyer-roman.

Nuriye Çeleğen, Âlemlerin Efendisini, çocuk dünyasının hayret ve haşyet yüklü saf bakışı ile kalplerimize yaklaştırma gayretiyle kaleme aldı; Dedem Hazreti Muhammed (asm)

Dedem Hz. Muhammed (asm)

Kitaptan Alıntılar

* Dedem, beyaz bir buluttu. Muhammedî (asm) bir yağmur ıpıl ıpıl ruhuma yağardı. Çocukluğum berrak bir ilkbahardı…
* Dedem, çocuğun nelerden mutlu olduğunu çok iyi bilirdi. Çocuk ruhuna o denli yakındı. Dedem, çocuk sırrıydı. Saf ve masum. Korunmuş. Onun için hiç kimse Dedem kadar çocuğu anlayamazdı.
* Medine’de yağmur yağıyordu.
Dedemin etrafında küçük dostları kanat çırpıyordu. Medine toprak mı, çocuk mu koktu bilemedik; ama Medine melek kokuyordu. En çok da Dedem Muhammed (asm) kokuyordu buram buram…
Medine’de bahardı…
* Hakikat-i Muhammedîye (asm) bizim yuvada devam edecekti. Aile, Muhammedî (asm) hakikatti. Dedem onun için bizim aileye ayrı bir önem verirdi. Annem cemalî, babam celalî idi. Bu iki yansıma bende cemal, Hüseyin’de celal olarak göründü. Ben annem gibi kabul sırrında, Hüseyin babam gibi direniş sırında olacaktı.
* Meğer çocukluk dede ileymiş. Allah’ım, dede gidince mi torun büyürmüş? Abim yedi, ben altı yaşındayım. Bir anda çocukluğumuz kayıp gitti. Hayat yeni başlıyor gibiydi. Kevser’de akmak için dünya havuzlarından geçmek lazımdı. Dünyamıza artık gözyaşı düşmüştü.
Çocukluğumuz bitmişti…

Satış Noktaları

Back To Top