skip to Main Content
Dünyaca Ünlü Şüpheli Ölümler

Dünyaca Ünlü Şüpheli Ölümler

Geçmiş gizemli ve açıklanmayı bekleyen olaylarla dolu. İnsanoğlu ise önleyemediği merak duygusuyla; sırları, ilginç vakaları ve şüpheli ölümleri aydınlatmak için hep bir istek duydu. Çözülen her bir gizemin yerini yenisi alsa da, merak duygumuzda bir eksilme olmadı, sır perdesi aksine daha da arttı. Üstelik, teknolojik ilerleme sayesinde DNA analizi gibi bilimsel yöntemlerin şüpheye yer bırakmayacak düzeyde gelişmesine rağmen…

Adli genetik uzmanı Kadir Demircan, yıllara yayılan birikimiyle her yaştan okura hitap edecek gerçek hikâyeleri, çarpıcı ve sürükleyici bir dille anlatıyor. Okura olayı adeta yeniden yaşatıyor. Bizleri; üzerinde yıllarca uğraşılan ilginç vakalar arasında bir yolculuğa çıkarıyor. Geçmişten bugüne ve hatta geleceğe doğru…

“Elinizde tuttuğunuz kitapta, değerli meslektaşım Dr. Kadir Demircan, bu kez DNA sayesinde aydınlatılan bir dizi gizemli olayın yanı sıra, Elvis Presley’in saçlarından II. Abdülhamid’in polisiye merakına uzanan geniş bir yelpazede örnekler sunuyor. Hangi yaştan olursanız olun, adli bilimler dünyasının alacakaranlık labirentlerinde keyif ve heyecanla dolaşacağınıza hiç kuşkum yok.”

— Prof. Dr. Sevil Atasoy


Kitaptan Alıntılar

DNA parmak izi yönteminin mucidi olan, 1950 doğumlu Alec Jeffreys, Amsterdam’da doktora sonrası araştırmalar yaptı. 2012 yılında emekli oldu. Bilim dünyası onun Nobel alacağını düşünüyordu, ama şimdiye kadar bu öngörü gerçekleşmedi. Bir röportajda kendisine, hayatındaki en unutulmaz anlardan biri sorulduğunda, “Kirk Bloodsworth ile buluşmamız,” demişti. Kirk, Amerika’da DNA parmak izi sayesinde hapishaneden serbest bırakılan ilk kişiydi. DNA sayesinde masum olduğunu ispat etmişti.
***
İddialara göre, II. Abdülhamid bile Karındeşen Jack imzalı bir suikast mektubu almıştı. Osmanlı sultanı, bunun üzerine Abdülhak Hamid’e iki yüz elli lira para gönderip Londra’da bu iş için bir dedektif tutması emrini verdi. Abdülhak Hamid iyi çalışıyordu; aynı tehdit mektuplarından Rus Çarı’na da gönderilmiş olduğunu öğrendi.
***
Amelia Earhart, “Nefes aldığım sürece uçmaktan vazgeçmeyeceğim,” demişti. Sözünde durdu. Hayallerinin peşinden gitti ve Pasifik’in tam ortasında, ufuk çizgisinde gözden kayboldu. 1997 yılında, diğer bir kadın pilot Linda Finch, Amelia’nın yarım kalan son uçuşunu tamamladı. Linda, Amelia’nın yüzüncü yaş gününde altmış yıl önceki aynı rotayı takip ederek Amelia’nın rüyasını gerçekleştirdi.

Satış Noktaları

Back To Top