skip to Main Content
Esrar Ve Rumuz

Esrar ve Rumuz

İkbal’in öne çıkan taraflarından biri de ‘ben felsefesi’ denebilecek görüşüdür. Tasavvuftaki fena düşüncesi daha çok ‘ben’in yokluğuna, nefsi yok etmeye kadar giderken, İkbal bunun aksine bir şey söyler. Ona göre manevi kurtuluş ve olgunlaşma, ‘ben’in yok olmasında değil, kendini “Aşkın olan” ile yeniden tanımlamasında yatar. ‘Ben’i özellikle vurgular, diri ve dinamik bir ‘ben’in kuruculuğundan bahis açar. İslam’ın diri ve aktif bir şahsiyet öngördüğünü, bu şahsiyetin de dinamik bir toplum kuracağını söyler. Müslüman bireye ve toplumlara, kendi benlerini keşfetme çağrısında bulunur. İstediği, kâmil bir insan ve toplumdur.

İkbal, yazdığı ilk mesnevi olan Esrar ve Rumuz’da, işte bu ‘ben felsefesi’ni anlatır. Prof. Dr. Ali Nihat Tarlan’ın titizlikle çevirdiği kitap, “Benliğin Sırları” ve “Benlikten Geçmenin Remizleri” isimli iki bölümden oluşur. İlk bölümde Müslüman ‘ben’in nasıl bir şey olduğunu izah eder, bu ‘ben’in dünyasını anlatır. Hayatın dinamik bir şey olduğunu, bu sebeple ancak var olabilmiş bir ‘ben’le hayatta kalınabileceğini söyler. İkinci bölümde ise bu ‘ben’den geçişin remizlerini aktarır. Çünkü o, var olabilmiş bir ben i işaret etse de, bu ‘ben’in kuracağı bir dünyayı önemser.

Esrar ve Rumuz

Kitaptan Alıntılar

"Benim asrım, sırları bilen bir asır değildir. Benim Yusuf'um, bu pazar için değildir."
"Ebedî hayatın sırrını istiyorsan gel; hem yeri hem de göğü istiyorsan gel."
"Aşk beni yonttu, adam oldum"
"Aklın sermayesi korku ve şüphedir. Aşktan azim ve yakin asla ayrılmaz. O, viran etmek için bina eder. Bu, imar etmek için viran eder."
"Bu yeni asrın sana telkin ve kabul ettirmek istediği aldatıcı prensiplere karşı uyanık bulun. Ey yolcu, aklını başına al; yoksa sonra eşkıya yolunu vurur."
"O Efendimiz, sen benden değilsin, derse eyvah bize, eyvah bize... Ne zamana kadar yıldızlar gibi yaşayıp varlığını seher vakitlerinde kaybedeceksin?"

Satış Noktaları

Back To Top