skip to Main Content
Genç Werther’in Acıları

Genç Werther’in Acıları

Ne garip şey şu insan kalbi!..Ah, gençlik aşkımın yitip gitmiş olması ne acı! Ah, keşke onu hiç tanımasaydım! Eğer hâlâ yanımda olsaydı ona, “Sen bir budalasın! Bu dünyada bulunması mümkün olmayan şeyi arıyorsun,” derdim. Ama ben onu buldum, kalbimi onunla doldurdum, huzurunda kendimi olduğumdan çok daha fazlası gibi hissettiğim, çünkü onunlayken, olabileceğim ne varsa hepsi olduğum o yüce insanla birlikteydim.

Genç Werther, büyük kentin sebep olduğu ruhsal çöküntüden kaçarak taşraya sığınır ve burada tanıştığı soylu güzel Lotte’ye âşık olur. Lotte de Werther için benzer duygular beslemektedir, ancak ne var ki hayat karşına daha önce Albert’i çıkarmıştır. Lotte bir süre sonra Albert ile evlenir, Werther ise bir aile dostu olarak yer alır yanlarında. Kendine hâkim olamamaktan korkan Lotte bir daha görüşmemeleri gerektiğini düşünmektedir artık. Ancak Werther’in bu acıya dayanması imkânsız gibidir.

Goethe’nin yaşamından otobiyografik izler taşıyan Genç Werther’in Acıları’nda yazar, gençlik aşkını sembolleştirerek anlatır; umutsuzluklarını, çaresizliklerini, taşkınlıklarını gözler önüne serer. Büyük Alman dehasının aşkı ölümsüzleştirdiği bir başyapıttır bu roman.

Genç Wertherin Acıları

Kitaptan Alıntılar

Ben böylesine büyük bir aşkla, böylesine içten, bir tek onu severken, ondan başka birini görmez, ondan başka birini bilmezken, sahip olduğum tek varlık o iken, nasıl olur da o başka birini sevebilir, bunu nasıl yapabilir aklım almıyor!
Yeryüzündeki hiçbir hediye, hiçbir iyilik, zalim ve kıskanç bir tiranın elimizden aldığı sevincin yerini bir an için bile tutamaz.
“Nasıl olur da bir insan kendini vuracak kadar akılsız olabilir, aklım almıyor; bunu düşünmek bile içimi bulandırıyor.”
“Neden uyandırıyorsun beni, ey bahar meltemi? Tenimi okşuyor ve şöyle diyorsun: Cennetten damlalarla ıslatıyorum seni. Ama kuruyup gitmeme az kaldı, yapraklarımı söküp götürecek olan fırtına yakın! Yarın gelecek o yolcu, gelecek güzel zamanlarımda beni görmüş olan, beni arayacak kırlarda gözleri, ama bulamayacak.”
Ne garip şey şu insan kalbi!
Ah, gençlik aşkımın yitip gitmiş olması ne acı! Ah, keşke onu hiç tanımasaydım! Eğer hâlâ yanımda olsaydı ona, “Sen bir budalasın! Bu dünyada bulunması mümkün olmayan şeyi arıyorsun,” derdim. Ama ben onu buldum, kalbimi onunla doldurdum, huzurunda kendimi olduğumdan çok daha fazlası gibi hissettiğim, çünkü onunlayken, olabileceğim ne varsa hepsi olduğum o yüce insanla birlikteydim.
İçinde onun olmadığı hiçbir duam yok artık; hayallerimde onun görüntüsünden başka bir şey belirmiyor ve etrafımdaki her şeyde ona duyduğum aşkı görüyorum. Bu durum bazı anlarda beni ziyadesiyle mutlu ediyor, ta ki ondan tekrar kopmak zorunda kalana dek!
Benim yaşadığım şey, benim yaşayacağım şey de bu ve ben kendimi karşılaştırmaya neredeyse cesaret edemediğim o zavallı bahtsızın yarısı kadar cesur, yarısı kadar kararlı değilim.

Satış Noktaları

Back To Top