skip to Main Content
Hayal Denizi

Hayal Denizi

Varlığının şerhini düşmeye niyetlenmişken bir rüya düştü İbn Arabi’nin alemine. Rüyasında kendini uyurken izledi; bir kuş, bir harf, bir ayna, bir harita kaldı geriye. İşaretlerin peşinden gitti İbn Arabi zira Hızır demişti ona “Hakikat, sana hayal denizinden gösterilecek, rüyalarına sahip çık…” diye.

Yüzyıllar öncesindenbugüne kavuşan bir haritanın peşinde büyüyen bir arayış hikâyesi…

“İbn Arabi’nin yolculuğu, yazılmış bir kaderdi. Hayalleri haritanın üzerindeki şehirlere saçılmıştı. Yol gitti, yolcuyu tanıdı, şehirler gezdi, ölüme şahit oldu, vebayı bildi, Mekke’ye geldi, Kudüs’ü gördü ve Anadolu’ya umut saçtı…”

Aydın Hız, kelimelerin gücüyle dönemin atmosferini bugüne taşıyor.

Hayal Denizi

Kitaptan Alıntılar

"Kim neye inanıyorsa, bir umut taşıyorsa geleceğe dair, herkesten saklanmış bir sır varsa gizlenmesi gereken ve bir muamma varsa çözülmemesi umulan, kalabalığın fısıltılarına emanet etmek yeterliydi duyulması için. Duvarların hapsettiğini, kitapların yazamadığını, dostların anlatamadığını çarşıların uğultusunda bulmak hiç de zor değildi."
“Bütün varlık, hayal içinde hayaldir.”
"Kendi aydınlığını içinde taşımayanın gündüzü beklemesi beyhûdeydi. Karanlığın örtüsüne bürünene gün ne yapabilirdi?"
"Aşk gönüle yazılan uzun bir şiirdi, İbn Arabi’nin okuması yazması henüz eksikti."

Satış Noktaları

Back To Top