skip to Main Content
İslam’ın Vadettikleri

İslam’ın Vadettikleri

Batı, yüzyıllar boyunca Müslümanları barbarlıkla, İslâm dünyasını da gericilikle suçladı, suçluyor. Batı, İslâm ülkelerine karşı Haçlı ruhunu dün olduğu kadar bugün de bazen sinsice, bazen alenen devam ettiriyor. Batı, kendi insanını gerek okul gerekse medya yoluyla İslâm düşmanı olarak yetiştiriyor. Batı, Müslümanlara her türlü iftirayı atmaya, kara çalmaya devam ediyor…

Roger Garaudy İslâm’ın Vâdettikleri’nde, İslâm’a ve Müslümanlara yapılan bütün saldırılara tek tek cevap veriyor. Müslümanlar olmasaydı, Batı’nın hâlâ Ortaçağ karalığında insanlık dışı bir hayat süreceğini ve asıl barbarların Batılılar olduğunu haykırıyor. Batı’nın her bakımdan iflas ettiğini açıklıyor. İslâm medeniyetinin dünyanın gelmiş geçmiş en soylu ve en insancıl medeniyeti olduğunu apaçık ispat ediyor. İslâm’ın gerçek değerini ve yüceliğini Batılı aydınlara reddedemeyecekleri bilgi ve belgelerle kabul ettiriyor. Batı’nın ve insanlık âleminin ancak İslâm bilgeliği ve insan anlayışıyla barış ve huzura ereceğini bütün aydın zihinlere yerleştiriyor.

İslamın Vadettikleri

Kitaptan Alıntılar

"Batı bir kazadır. Kültürü de çarpıktır; çünkü asıl boyutlarından kopup uzaklaşmıştır.",
"Yeni bir dünya kültür düzeni ancak, yeni bir insan tasavvurunun oluşturulması için Batı'nın hegemonyadan dünya çapında bir uzlaşmaya geçişiyle kurulabilir."
"Doğuşu ve yayılışıyla tamamen kendine özgü ve tarihte bir örneği daha görülmemiş apayrı bir olay, bir çeşit mucizedir İslâm."
"İlâhî birlik, bir eylemdir, her an yaratmakta olan Allah'ın bir eylemidir."
"Bizzat İslâm kelimesi, ilâhî iradeye boyun eğiş anlamına gelir. İmdi, İslâm'ın birlik, bütünlük kavramı dâhilinde her şey boyun eğmiştir, müslimdir, Müslümandır: Çiçeğe duran bir ağaç, boy atmakta olan bir hayvan, rengi veya ağırlığıyla bizzat bir taş, tam anlamıyla Müslümandır."
"Namaz öncesi alınan abdest, insanın aslî saflığına dönüşünü sembolize eder; Allah'ın tecellisini karartabilecek şeylerin hepsini insan üzerinden böylece atarak O'nun mükemmel aynası hâline dönüşür."
"İslâm'ı bir korkuluk, bir "kılıç dini" yapmak için delil gösterilen bütün ayetler, kesinlikle bağlamlarından koparılmış metinlerdir."
"İhtirasları ve dıştan gelen ayartmalar yüzünden bir o yana bir bu yana yalpalayan insan, sürekli olarak çokluk içinde kaybolma tehdidi altındadır."
"Tasavvufun kaynağı Kur'ân'dadır. İslâm'ın temel hükümlerini içselleştirmekse, onlara karşı mesafeli durmak değil, tam aksine onların anlamını daha derin bir şuurla yaşamaktır."
"Hayatı bütünlüğü içinde kavramak demek, her şeyden önce dünyanın bilinçsiz ve hedefsiz güçlerin oyunu olmadığını tam anlamıyla anlamak demektir."
"Biz insanda sadece kâinatın bütün varlık düzeylerini değil, tarihiyle ve kültürleriyle bütün bir insanlığı (öz ve özet olarak) bulabiliriz."
"Kendi hayatını ilâhî tecellinin bir makamı yapmak, içinden Allah'ın ruhunun geçtiği ve hoş sesler çıkardığı bir ney gibi basit ve doğru o varlık olmak, işte sûfînin hayatî tercihi budur."
"Rönesans'tan bu yana bizim Batı toplumlarımızda insan, yalnızlığa ve diğer insanlar karşısında tek başınalığa mahkûm edilmiştir."
"İnsanoğlu sadece değiştirip başkalaştırmaya değil, ulvîleştirmeye de muktedir olduğu bir dünyadan yaşamaktadır. Ne zaman ki bir toplum bu ulvîleşme/yücelme ihtiyacını artık hissetmez olur, işte o zaman çözülüp dağılır."
"Kur'ân'da kadın kendi mal veya servetini istediği gibi kullanabilme hakkına sahiptir. Bu hak kadına, Batı kanunlarının pek çoğunda, özellikle de Fransa'da ancak 19. ve 20. yüzyıllarda tanınmıştır."
"Halka vekâlet edilemez, halkın yerine geçilemez. Demokrasi ya aracısız( doğrudan) olur ya da olmaz."
"Tabiatta her şey Allah'ın varlığının işareti olduğundan, tabiatı bilip tanıma, tıpkı çalışma gibi, bir çeşit duaya, Allah'ın yakınlığına erme çabasına dönüşür."

Satış Noktaları

Back To Top