Kiralık Onur

Kiralık Onur

İlk kez, üniversitede yolları kesişen iki farklı insan… Bir yanda, kaçakçılık yaparak geçimini sağlayan bir ailenin çocuğu, Kilisli yoksul bir Kürt; diğer yanda, İttihat ve Terakki döneminde bakanlık yapmış bir dedenin torunu, varlıklı ve tanınmış bir Beyaz Türk… Birbirine neredeyse tamamen zıt olduğu halde, bütün siyasi didişmelerin ve tartışmaların ardından birbirlerine daha sıkı sarılan bir dostluk. Öyle ki, ölüme bile birlikte gidecek kadar…

İki insanın dünyayı, geçmişi, siyaseti sürekli olarak sorgulayan uzun sohbetleri arasında akıp giden hayat ve fonda her daim karanlık, her daim puslu bir Türkiye fotoğrafı… Bu puslu ortamda, onurunu korumaya çalışanlara ve canını ortaya koyarak mücadele edenlere karşı siyasi kumpaslar kuran, dış müdahalelere alkış tutan, kendi halkının üzerine ateş açan bir güruh…

Kiralık Onur, yalnızca son birkaç yılda yaşananları değil; 15 Temmuz darbe girişimi, 17/25 Aralık ve Gezi olayları üzerinden aslında Türkiye’de yaşanan bütün darbeleri, muhtıraları, işgalleri, müdahaleleri ele alan, onları sorgulayan ve eleştiren; milli iradenin gücüne ve onu ayakta tutan inanca vurgu yapan bir roman…

Kitaptan Alıntılar

"Aklını, onurunu kiraya verenler, tutsak edilenler derken elma kurdu misali kurumlara çöreklenen ve kendi menfaatlerini elde etmek için her şeyi mubah görenlerle sorunum var. Allah’tan korkmadan, kuldan utanmadan çocuklarına haram lokma yedirebilen çirkeflerle sorunum var. Görüntüsü başka, hedefi başka, niyeti başka, amacı ve ameli başka olanlarla sorunum var. Aralarındaki samimi insanları, gözlerini kırpmadan istismar edebilecek tıynette olanlarla sorunum var. Sinsi sinsi büyüyerek dinin arkasına saklanıp şebeke haline gelmeye başlayan yapılarla sorunum var..."

“Evet birileri çuvalladı, bu doğru; buna yürekten katılıyorum. Ama sen asla onlardan biri olmadın. Bu milletin değerlerini kullanarak, bu milletin kanını emerek semirdikçe semirenler; vahşi emellerine ulaştıklarında hemen bir kenara çekildiler. Bu toplumu karanlıklara mahkûm bıraktılar. Yılan gibi gizlendiler. Ne zaman ki ufukta bir ışık göründü, hemen ortaya çıktılar. Kimi zaman toplarıyla tüfekleriyle, kimi zaman arkalarından itekleyen devasa küresel destekçileriyle, kimi zaman silah gibi kullandıkları dilleriyle, kimi zaman da sahte kabadayılıklarıyla ne yapıp ettiler; bizi yolumuzdan çevirip yine karanlıklara doğru savurdular.”

"Basit bir operasyonla koskoca devleti ele geçirmişlerdi. Tıpkı tereyağından kıl çeker gibi. O günden sonra on binlerce insanın hayatının zehir edileceğini biliyordum. Aylardır yaşananlar bunun habercisi gibiydi. Bir darbe sonrasında ne tür melanetler yaşanıyorsa, şu anda perde gerisinde yaşananlar aynen böyle! Başında örtü var diye kızlar okullara sokulmuyor; askerlerin anneleri başları örtülü diye yine o askerler tarafından ordu evlerine alınmıyor; ikna odalarında kızlara işkence ediliyor; milletin malları, on yıllardır biriktirilen değerleri, bu işi organize eden elin gâvurları tarafından gözümüzün önünde paylaştırılıyor; bankalar, şirketler, ihaleler darbeye omuz verenlere ganimet gibi dağıtılıyor."

Satış Noktaları