skip to Main Content
Kuşçubaşı Eşref

Kuşçubaşı Eşref

Trablusgarp fedaisi, Batı Trakya savaşçısı, efsanevi Teşkilat-ı Mahsusa subayı, 150’lik…

Osmanlı’nın son dönemine damgasını vuran Kuşçubaşı Eşref, bugün hâlâ tartışılan bir karakter; kimilerinin görmezden geldiği, kimilerininse mitik hale getirdiği, tarihsel gerçeklik ile popüler hayal gücünün sınırları arasında flulaşan efsanevi bir figür. Dünyaca ünlü tarihçi Profesör Benjamin C. Fortna’nın, Kuşçubaşı’nın kendi eliyle kaleme aldığı hatıralar ve sandukasından çıkan şahsi belgelerden üzerinden yaptığı bu birinci sınıf çalışma, Kuşçubaşı hakkında bugüne kadar yazılan en detaylı ve güvenilir biyografi olma özelliğini taşıyor. Fortna, çalışmasını bireye merkezleyerek, devlet ve toplum arasındaki katı sınırları sorgulamaya ve çok daha incelikli bir tarihsel gerçekliğe varmaya kapı aralıyor.

“Sadakat, hıyanet, milliyet ve vatanperverlik gibi heybetli ve telaffuzu hoş kavramlar tekil insanların hayatlarına giydirilerek izah edilmeye çalışıldığında kağşarlar, keskinliklerini kaybederler. Eşref Bey kolayca kullanılan soyut kavramları sigaya çekmemizi sağlayan somut bir hayat yaşamıştır. İlaveten, yaşadığı zamanın dünyasını dostlarla ve düşmanlarla paylaşmıştır. Her insan bir ilişkiler ağının parçası, o halde her biyografide yan rollerde başka ilginç karakterler de boy göstermelidir. Nitekim Kuşçubaşı Eşref Bey biyografisinde kendisinden başka Mustafa Kemal, Enver, Cemal ve Hurşid paşaların, Süleyman Askerî ve Yakup Cemil’in, Çerkes Ethem’in, Ahmed’in, Reşid’in, Selim Sami’nin hikâyelerinin bazı cepheleri de saklıdır.”

Abdulhamit Kırmızı

“Ziyadesiyle mühim ve orijinal bir çalışma. Osmanlı İmparatorluğu’nun çetin ve travmatik geçen son on yılına emsalsiz bir iç bakış sunuyor.”

Erik-Jan Zürcher


Kitaptan Alıntılar

Kardeşleri Selim “Hacı” Sami ve Ahmed’in görünüşe göre Mustafa Kemal’e, yani istikbaldeki Atatürk’e suikast düzenlemeye çalışırken ölmeleri, kendisinin Türkiye Cumhuriyeti’yle olan münasebetini yalnızca daha da sıkıntılı bir hale soktu. Bu sırada karısını ve uyuyan çocuklarını bir an olsun görmek için sık sık gizli gece yolculukları yapıyordu.
***
Eşref’in askeri öğrenci olduğu dönemde ailesi, sıradışı bir misafire ev sahipliği yapmıştı. Doğu Anadolulu genç ve tutkulu bir ilahiyat öğrencisi, uzun bir süreliğine Eşref’in ailesinde kalmaya gelmişti. Bu genç Said Nursî idi.
***
Daha Kuleli’deyken, “Büyük Kuleli Kavgası” olarak bilinecek olan, öğrenciler arasında geçen büyük bir hadisenin merkezinde yer almıştı. Okuldaki farklı hiziplerin karşı karşıya geldiği bir münakaşaydı bu. Eşref’in grubunda Karadağ’ın başkenti Podgorica’dan Ömer isimli bir talebe ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında bahriye vekilliği yapan İhsan Eryavuz da vardı.

Satış Noktaları

Back To Top