Kut’ül Amare

Kut’ül Amare

Selman-ı Pak yenilgisinin ardından Kut’ül Amare’de konuşlanan İngilizler, General Towshend komutasında, açlık çemberinde mücadele veriyor, Osmanlı’ya karşı koymak için tüm imkânlarını kullanıyorlardı. Arapları altınla, pirinçle kendi saflarına çekiyor, gerek içten gerekse dıştan türlü müdahalelerle Osmanlı’yı püskürtmeye çalışıyorlardı.

Ancak Osmanlı geri çekilmeyecek, ne pahasına olursa olsun, Kut’ül Amare’yi İngilizlere bırakmayacaktı. Çetin çatışmalar, esir düşmeler, verilen şehitler, açlık, sefalet… Tüm bunlarla mücadele edebilmek ve düşmanı püskürtmek için Halil Paşa ile cefakâr askerlerini gayrete getiren bir şey vardı: Vatan ve millet aşkı!

“Üniformanızı kefen belleyin. Üniforma, yeri geldiğinde ateşten gömlek, yeri geldiğinde serin sular gibidir. Kâh ateşler içinde yanarsınız pervaneler gibi, kâh denize doğru gidersiniz soğuk çağlayanlar gibi…”

Çanakkale’den sonra İngilizlerin uğradığı en büyük hezimet olan, fakat bugüne kadar üzerinde çokça durulmamış Kut’ül Amare Harekâtı’nı, İsmail Bilgin’in titiz kurgusuyla soluksuz okuyacaksınız.


Kitaptan Alıntılar

Orduma,
Aslanlar,
1. Bugün Türklere şeref ve şan, İngilizlere kara meydan olan şu kızgın toprağın müşemmes semasında şühedamızın ruhları şad ü handan pervaz derken, ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum.

2. Bize 200 seneden beri tarihimizde okunmayan olayı kaydettiren Cenab-ı Allah’a hamd ü şükür eylerim. Allah’ın azametine bakınız ki, 1.500 yıllık İngiliz devletinin tarihinde bu olayı ilk defa yazdıran Türk süngüsü oldu. İki senedir devam eden Dünya Savaşı böyle parlak bir vaka daha göstermemiştir.

3. Ordum gerek Kut Kuşatması’nda ve gerekse Kut’u kurtarmaya gelen ordular karşısında 350 subay ve on bin nefer şehit vermiştir. Buna karşılık Kut’ta 13 general, 481 subay ve 13 bin 300 er teslim alıyorum. Teslim aldığımız orduyu kurtarmaya gelen İngiliz Kuvvetleri ise 30 bin kayıp vererek geri dönmüşlerdir.

4. Şu iki farka bakınca cihanı hayrete düşürecek kadar büyük bir fark görülür. Tarih bu vakayı yazmak için kelime bulmakta güçlük çekecektir.

5. İşte Türk sebatının İngiliz inadını kırdığı birinci vakayı Çanakkale’de, ikinci vakayı da burada görüyoruz.

6. Yalnız süngü ve göğsümüzle kazandığımız bu zafer, yeni tekemmül eden vaziyet-i harbiyemiz karşısında muvaffakiyet-i atiyemizin parlak bir başlangıcıdır.

7. Bugüne Kut Bayramı adını veriyorum. Ordumun her ferdi, her sene bugünü tesit ederken, şehitlerimize Yasinler, Tebarekeler, Fatihalar okusun! Şühedamız hayat-ı ulyatta, semavatta kızıl kanlarla pervaz ederken, gazilerimiz de gelecekteki zaferlerimizle nigehban olsunlar.

Mirliva (Tuğgeneral) Halil
6. Ordu Komutanı
29.4.1916

Satış Noktaları