skip to Main Content
Örtüde 70 Esma

Örtüde 70 Esma

Arşla arz buluştu.

Tüm esmâ yansıdı.

Varlık titredi. Hira titredi.

Resûl evine koştu.

Arş kalpli kadın kapıdaydı. Şefkat dolu kalbe seslendi:

“Örtün beni!

Örtün beni!”

Vahyin ağırlığını örtü teskin ederdi. Bildi mübarek annemiz, örtünün muhkem gücünü. O bilinçle örttü kendisini ve eşini.

Örtülere bürünmüş Resûl ve örtülere sarınmış annemiz anladı: Arş’ın dili olan vahyin ağırlığını ancak örtü taşıyabilirdi. Sır, örtü ile açıldı; örtü açılınca sır kapandı. Kalp ağacının Arş’ta dal budak vermesi için beden çekirdeğini örtü toprağında sarıp sarmalamak gerekirdi.

Vahyin ilk yansıması örtüye bürünmek oldu. Resûl’ün ilk hitabı da kadına: “Örtün!”

Örtüde70 Esmâ, sizi Asr-ı Saadet’e götürecek, annelerimizin örtüsüyle tanıştıracak, örtüdeki derin manaları ve İlahi sırları keşif yolculuğuna çıkaracak.

Örtüde 70 Esma

Kitaptan Alıntılar

ZEYNEB’İN YAKASI ÖRTÜK
Ey Mütevekkil (a.s.m.)!
Gün taze. Sabah demini alıyor. Küfrün karanlığına nuranî bir güneş gibi düşmek için evden ayrılıyorsunuz. Azgın müşrikler etrafınızı sarmış. Anlatıyorsunuz yumuşacık, serin. Üzerinize taşlar yağıyor. Sevgiyle anlatıyorsunuz. Yüzünüze, gözünüze kumlar serpiliyor. Merhametle anlatıyorsunuz. Ağır ithamlar ediliyor. Sabırla anlatıyorsunuz. Bir bedbaht el elbisenizden çekiştiriyor. Mübarek alnınızda şebnem gibi pırl pırıl terler. Zarif yüreğinizde hicran. Dilinizde sabrın tercümanı dualar. Sonsuz muhabbetiniz bedduaları ötelemiş.
Güneş tepeye yükselmiş, kızgın.
Bir kız geliyor. Üzgün. Ürkek adımlarında sanki kâinat sürükleniyor. Siması on yedi-on sekiz yaşlarını gösteriyor. Tavrı asırları yüklenmiş. Narin yüzünde acının gölgesi, gözlerinde iplik iplik yaş. Gözlerinden akıyor kırık yüreği. Kalbini bir ibriğe doldurmuş sanki.
Güneş iyice yükselmiş, kor gibi.
Yanınıza gelen kızın dudakları kelama küskün, asil yüzünde buruk bir hüzün. Üzerinizdeki tozları eliyle mi yüreğiyle mi silkeliyor belli değil. Su veriyor, ferahlamanız için.
Kız ağlıyor…
Gözlerindeki yaşlar küfre kahır duası. Titrek elindeki ibrikten su döküyor. Abdest alıyorsunuz.
Naif kızın yüreğinde acı. Yüreği gibi ince ince, içine birikmiş keder gibi sessiz sessiz ağlıyor yanı başınızda. İlk ciğerparenize bakıp sesleniyorsunuz:
“Yavrucuğum, yakanı ört! Baban hakkında tuzağa düşürülüp öldürülecek ve zillete uğrayacak diye korkma!”
Rabbin rızası dışında hiçbir şeyin önemi yok sizin için. Örtüye o derece düşkünsünüz. Henüz örtü âyeti gelmemiş.
İlk naz çiçeğiniz hâlâ ağlıyor. Kırık kalbinde nebevî hüzün. Gün demini çoktan almış. Müşrikler geride kalmış. Yavrucuğunuzla yürüyorsunuz. Küfre arkanız dönük, Zeyneb’inizin yakası örtük...
Ey Mütevekkil (a.s.m.)!
Zeyneb’inin örtüsünde kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran Rabbin ismi yansıyor ışık ışık. Giyimde Rabbini vekil kılmak olan örtü;
“Ya VEKÎL!” diyor…

Satış Noktaları

Back To Top