skip to Main Content
Parçacıksal

Parçacıksal

Yirminci yüzyılın başında bilimin mümkün olan en uç noktaya ulaştığı ve doğa yasalarınınneredeyse tümünün keşfedildiği düşünülüyordu. Sonra uyuyan devi uyandırdık: Kuantummekaniğini keşfettik. Bu âlemde nesneler aynı anda iki yerde olabiliyor, sebep-sonuç ilişkisitersine işleyebiliyor —hatta zaman yolculuğu bile mümkün! Peki, insanlığın hangi temelçabası kuantum mekaniğinin doğuşunu mümkün kıldı?

Higgs bozonu, fotonlar, antimadde, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı… Kuantum mekaniği hemhepimizin bir şekilde aşina olduğu hem de gizemini hâlâ koruyan, evrenin en merakuyandıran konularından biri. İlk kitabı Elementsel’de periyodik tablodan yola çıkarak evrenleilgili neredeyse bütün sorularımızı cevaplayan Tim James, Parçacıksal’da kuantummekaniğini ilk varsayımlar ve deneylerden en güncel gelişmelere kadar kendine özgü, mizahiüslubuyla anlatıyor ve Higgs bozonunun neden bu hikâyenin sonu olmadığını açıklıyor.

Parçacıksal kuantum fiziğine yeni başlayanlar için oldukça eğlenceli bir rehber.” – TheTelegraph

“Eğlenceli ve anlaşılır bir kuantum mekaniği rehberi. Fizik üzerine ilk defa okuma yapanlarbile kitabı bitirdiklerinde evrenin en esrarengiz konusuyla ilgili tahmin ettiklerinden çok dahafazla şey öğrenmiş olacaklar.” – Kirkus Reviews

“Mizahi ama derin… Parçacıksal her türden okura hitap ediyor.” – Profesör CharlesAntoine, Sorbonne Üniversitesi

Parçacıksal

Kitaptan Alıntılar

Fizik tarihinde gerçekten harika bir zamana tanıklık ediyoruz ve bu noktadan sonra eşi benzeri görülmemiş gelişmeler yaşanacak. Kuantum mekaniğinin son derece ufak ve mikroskobik bir dünyaya has olduğu düşünülüyordu – Marvel’daki Karınca Adam’ın dünyası gibi. Fakat son birkaç senedir kuantum yasalarını gündelik hayatımızın bir parçası olan nesnelere de uygulamaya başladık. Devir artık büyük kuantum devri.
Bir yüzyıl önce cevaplara sahip olduğumuzu sanıyorduk. O günden bu yana kuantum fiziği bizlere bu konuda mütevazı olmamız gerektiğini hatırlatıyor. Bilim bir sona yaklaşmıyor; aksine, her şey daha yeni başlıyor ve bu bile heyecanlanmak için yeterli bir sebep.
Onları anlayıp anlayamamamız parçacıkların umurunda değildir ve biz insanların limitlerine göre hareket etmezler. Dolayısıyla elimizdeki tek seçenek onları oldukları gibi kabul etmektir. Gördüğünüz şeye ya âşık olursunuz ya da çığlık atarak oradan uzaklaşırsınız.
Bizi oluşturan parçacıklarla bizi çevreleyen boş uzay birbirinden ayrı değildir. Aslında bizler de hiçlikten oluşan alanlar üzerinde yüzen enerji kümelerinden oluşuyoruz. Bu gerçeği rahatsız edici veya harika olarak görmekse size kalmış.
İnsanlar olarak sadece bilgiye aç bir şekilde doğmakla kalmıyor, aynı zamanda bu bilgiyi elde edebilecek kapasiteye sahip bir beyinle doğuyoruz. ‘Kim bilir’ sözü hiç hoşumuza gitmiyor ve bu büyük resimde nerede yer aldığımızı bulmakta kararlıyız. İşte bu yüzden soruları cevaplamaktan ve cevapları sorgulamaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Evren akıl almaz derecede karmaşık olabilir, fakat kuantum mekaniğini bile anlayabiliyorsak başka neler yapabileceğimizi kim bilebilir?

Satış Noktaları

Back To Top