skip to Main Content
Sakın Acında Kaybolma

Sakın Acında Kaybolma

Önceleri adı yetiştirme yurtlarının yoklama defterindeydi. Sonra o yoklamaları alan sosyal hizmet uzmanı oldu. Sonra da o alınan yoklamaları denetleyen müdür…

Değişen zamana ve konumuna rağmen o, değişmeyen tek varlığıyla; kalbiyle, oturup her şeyi yeni baştan yazdı: Sakın Acında Kaybolma

Alim Yavuz, hayata bir adım geriden başlamasına rağmen kendi motivasyonunu içgüdüsel olarak daha çocukken buldu. Yaşam standardının kötü olması, aile sıcaklığından uzak olması onu hayata sırtını dönmüş öfkeli bir çocuğa dönüştürebilecekken affetmenin iyileştirici tarafını keşfederek yarınları düşledi ve bugün bir başarı hikâyesinin kahramanı oldu.

Küskün düşen, yorulan, devam edemeyeceğini düşünenlere iyiliği, affetmeyi ve kalk demeyi bilen bir küçük adamın hikâyesi…

Sakın Acında Kaybolma

Kitaptan Alıntılar

"Biz birer kum torbasıydık yurt hayatı denilen o cevval boksörün karşısında. Kimimiz çok örselendik, kimimiz ayakta kalabildik.
Kimimiz çok yol aldık, kimimiz yolda kaldık."
"Bir hal tercümesi olarak bakıldığında bu kitap bir müdafaadır. Ve ben, yaşadığım yerin adını söylememek için neden 'şato' şifresini kullandığımızı, neden dolmuşlardan bir durak önce ya da bir durak sonra indiğimizi, neden kendimizden utanarak büyüdüğümüzü anlatmak istedim. Yargısı, yorumu okurlara, anısı maziye ait bir fotoğraftır."
"İnsanlardan ve kendimizden esirgediğimiz kolay kazanılan bir zenginliğimiz var: Gülümsemek!"

Satış Noktaları

Back To Top