skip to Main Content
Saklambaç

Saklambaç

Okurlarıyla konuşan, sorular sorarak onu kurmacaya dahil eden bir roman Saklambaç. İç içe geçen bu kurmacanın detaylarında ise, modern çağ insanının duygusuzluğu, doyumsuzluğu eleştiriliyor.

Romanın hemen başında bunun bir oyun olduğu ve bu oyunun bir kuralı olduğu ifade ediliyor: “Elma dersem çık, armut dersem çıkma!” Saklambaç’ın okurları bu kuralı unutmamalı…

Şeyma Kısakürek Sönmezocak ilk romanında kurmacanın olanaklarını zorluyor ve okuru kurmacayı yeniden kurmaya davet ediyor.

Saklambaç

Kitaptan Alıntılar

* Sevgili okuyucu; bu kitabı okumaya başlamadan önce, seninle bir gizlilik anlaşması yapmamız gerekecek. Sen, benim kim olduğumla ilgilenmeyeceksin, ben de senin kim olduğunla ilgilenmeyeceğim. Bu ilgisizlik üzerinden nasıl bir ilgi yetiştireceğimize sen de şaşıracaksın. Ve birbirimizin müptelası olacağız.
* Sakın ola kaderinizi kendinizin tayin ettiği yanılgısına kapılmayın. Yaratılmış olduğunuzu, etrafınızda gördüğünüz bu muazzam dekorun sizin elinizden çıkmadığını kabul etmelisiniz. Kimi zaman roller sizi zorlasa da devam etmelisiniz.
*Kontrolün karşındakinde olduğunu hissettirirsin, ama tüm ipler senin elindedir. Ve bu ancak oyunun sonunda ortaya çıkar!
* Bir kitapta okumuştum bu kelimeyi. “İnsancık”. Bu insanları tanımlamak için insancık kelimesini çok uygun buluyorum. Ne de olsa insan olmak için iki unsur lazım. Vücut ve ruh. Ruhlarından sorumlu değillerse eksik olurlar. Şu halde insancıktırlar.
*O sanki hep vardı. Yoksa yok muydu? Sen hatırlıyor musun nasıl tanıştığımızı? Eğer, bu kurmaca onunla başladıysa, senin bunu okumuş olman gerekir. Bana yardımcı olabilirsin belki. Sana anlattıklarımdan bir şeyler çıkarırsın, yapabilirsin! Yoksa daha oraya gelmedik mi?

Satış Noktaları

Back To Top