skip to Main Content
Şeyh Şamil

Şeyh Şamil

Daha küçük yaşlarda içindeki müthiş cevher keşfedilen, amcasının ve babasının sürdürdüğü bağımsızlık mücadelesinin çehresini tamamen değiştiren, yenildikçe daha da güçlenerek bir çığ gibi gelen düşmanlarının karşısında dağ misali dimdik duran bir kahraman… Hayatı iman ve vatan üzere şekillenen bir mücahit…

“Kafkas Kartalı” Şeyh Şamil…

Ve onun destansı hayatı…

Romanlarıyla yüz binlere tarihi sevdiren, okurları tarafından “günümüzün Peyami Safa’sı” olarak nitelenen Okay Tiryakioğlu, tarihi roman severleri bu kez Kafkasların imamı, Şeyh Şamil’in müthiş direnişine tanıklık ettiriyor. “Kafkas Kartalı” Şeyh Şamil’in her anı müthiş bir mücadele ve direnişle geçen hayatını capcanlı bir dille bugüne taşıyor.

Şamil, kendisine sonuna kadar inanmış dava arkadaşlarına sevgiyle bakarak, “Son kez hatırlatıyorum,” dedi. “Beni imamlığa siz seçtiniz! Ben bu göreve, kendi irademle gelmedim ve hatta yine şahitsiniz ki gelmemek için çaba sarf ettim; yerime başka adaylar gösterdim. Fakat neticede Gazi Muhammed’in rüyası bir kez daha zuhur etti ve baskınıza daha fazla tahammül edemedim. İki ay evvel, gönülsüz de olsa vazifeyi üstlendim. O ilk gün söylediğimi şimdi tekrarlıyorum! Emirlerime sorgusuz sualsiz itaat edecek, teslim olmayı aklınıza dahi getirmeyecek, hiçbir şart altında bana böyle bir teklifte bulunmayacak, kararlılığımı sorgulamayacaksınız!”

Şeyh Şamil

Kitaptan Alıntılar

Gördüklerinin verdiği dehşet ve görkem hissiyle gözleri kamaşmıştı Dengav Muhammed’in. Artık uyanmak için bir şeyler yapması gerektiğini düşündü. Bağırmak ve kıpırdanmak için, iki yana salladı başını. Bedenini doğrultmaya çalıştı. Ancak başaramayınca, yaman bir korku sarıverdi yüreğini.
‘Bir oğlum olacak bu gece,’ diye düşündü. ‘Onun için uyanmalıyım... Tam beş kızdan sonra bir oğlan... Onun için kalkmalıyım... Adı Ali olacak oğlum için...’
Birden Hazreti Ali’nin, hilyelerde okuduğu ve tasvirlerde rastladığı güzel yüzü belirdi gözlerinin önünde. İşte o zaman rahatladı yeniden. ‘Ya Rabbi, ne mübarek bir rüya bu... Ama Hazreti Ali... Ey Allah’ın aslanı, ne de üzgün görünüyorsun? Neden... Niçin böyle kederlisin?.. Hem kederli, hem de endişeli...’
Mevlana Halid-i Bağdadi Hazretleri’nin Ramazan sohbetlerinde geçtiğine göre, şunları söyledi Hazreti Ali, “Sabır, hedefe ulaşmanın anahtarıdır; direnişin sonu zaferdir. Her isteğin gerçekleşmesinin bir vakti vardır; kader, o vakti harekete geçirir...”
“Çok mu seversin bu şiiri ey Ali?” diye sordu Nakşibendi yolunun bölgedeki pirlerinden Menendi Hazretleri. Asırlık kehribarlar gibi derin ışıltılar saçan gözlerinin içi gülüyordu.
On yaşındaki küçük Ali, rahlesinden başını kaldırdı ve Hocasına derin bir sevgiyle baktı, “Evet, çok severim Hocam. Derviş Yunus’un yeri ayrıdır bende... Yunus, Mevlana Celaleddin Rumi ve bir de İbrahim Ethem Hazretleri.”
“Ne mutlu sana evladım. Allah’u Zü'l-Kerem Teala ve Tekaddes Hazretleri, yolunu kısaltıyor senin. Belki de bir yıllık yolu, birkaç haftada aşırıyor demeli.” Uzun, kırçıl sakalını sıvazlayarak devam etti Hasan el Menendi, “Lakin sen yalnızca uhrevi ilimlerde değil, dünyevi ilimlerde de hayli yol kat edeceksin evladım.”

Satış Noktaları

Back To Top