Yazarın Odası 2

Yazarın Odası 2

Yarım yüzyıldan uzun bir süredir dünyanın en prestijli edebiyat dergilerinden The Paris Review’da yayımlanan röportajlar, edebiyat dünyasının gizli kalmış, bilinmeyen sırlarını okurlarla buluşturuyor. Dünya edebiyatına yön vermiş romancılar, öykücüler ve şairler, kendi başlarına bir tür olarak parıldayan bu röportajlarda bir araya geliyor. Edebî tavırları, hayat görüşleri, yazma alışkanlıkları, çevreleri, eserleri ve edebiyata dair görüşleriyle okura kendi dünyalarını aralayan bu muhteşem kadroda kimler mi var?.. Haruki Murakami, Toni Morrison, Orhan Pamuk, Alice Munro, Raymond Carver, Saul Bellow, Philip Roth ve Ezra Pound…

Margaret Atwood’un önsözünden:

“…Çoğu zaman yalnız olan yazarlar bu röportajlar aracılığıyla yalnız olmadıklarını fark ederler. Başkaları da şüpheye düşüyor, tıkanıyor ve sarpa sarıyordur; başkaları da zavallı ve ihmal edilmiştir; başkaları da amaçsız edebî tartışmalara sürüklenmiş ve basın tarafından karalanmıştır; başkaları da yoluna devam edip engelleri aşmış ve direnmiştir.”

“En sevdiğiniz yazarla tanışmak istiyorsanız bir imza gününe ya da okuma etkinliğine gidersiniz. Ama onları gerçekten tanımak istiyorsanız The Paris Review röportajlarını okumalısınız.” —The Times

 

“Hem yazarlar hem de okurlar için bir kutsal kitap niteliğinde. Edebiyat hakkında tutkulu olanların muhteşem sohbetleri. —Observer

“Yazarlar nasıl çalışıyor ve edebiyat nasıl hâlâ var olmaya devam ediyor diye merak edenler için vazgeçilmez bir kaynak.” —Daily Telegraph

“Gizli cevherlerle dolu, edebiyata dair muhteşem bir derleme.” —Guardian

“Bu röportajlar, edebiyatla ilgilenen her okur ve yazarın vazgeçilmezi olacak. İlham verici…” —Times Literary Supplement

 

“Sahip olabileceğiniz en kapsamlı ve ihtişamlı röportaj projesi.” —New York Times


Kitaptan Alıntılar

“Ben zeki değilim. Kibirli de değilim. Kitaplarımı okuyan insanlar gibiyim. Eskiden bir caz kulübüm vardı, kokteyller ve sandviçler hazırlıyordum. Yazar olmak istemiyordum, birden oluverdi. Tanrı vergisi bir hediye gibi düşünebilirsiniz. Bu yüzden mütevazı olmalıyım sanırım.” – Haruki Murakami
“Bazı şiirlerim Türkiye’de yayımlandı, ama sonra bıraktım. Açıklamam da şu ki bir şairin, Tanrı’nın dile geldiği kimse olduğunu anladım. Yani içinize şiir kaçmış olması lazım. Şiir kanalında şansımı denedim, fakat bir müddet sonra Tanrı’nın benimle konuşmadığını fark ettim. Bu beni üzmüştü, ben de “Eğer Tanrı benimle konuşsaydı ne derdi?” diye hayal etmeye çalıştım. Bunun cevabını bulmaya çalışırken çok titiz ve aheste bir şekilde yazmaya başladım. İşte bu düzyazıdır, roman yazımıdır. Böylece kâtip gibi çalıştım. Bazı diğer yazarlar bu ifadeyi biraz aşağılayıcı bulur. Ama ben kabul ediyorum, kâtip gibi çalışıyorum.” – Orhan Pamuk
“Kitap yazdıkça değişirsiniz. Her seferinde aynı insan olunmaz. Önceki gibi devam edemezsiniz. Bir yazarın kaleme aldığı her kitap gelişiminin bir dönemini yansıtır. Birinin romanları o kişinin ruhsal gelişiminin dönüm noktaları olarak görülebilir. Artık geri gidemezsiniz. Kurgunun ateşi bir kez söndü mü, bir daha canlandıramazsınız. ” – Orhan Pamuk
“Bir yazar yazdıklarına göre yargılanır ve olması gereken de budur. Yazmayı çevreleyen koşullar başka bir şeydir, edebiyat dışıdır. Benden kimse yazar olmamı istemedi. Fakat bir yandan hayatta kalmaya çalışıp, faturaları yatırıp, masaya yemek koyup aynı zamanda da kendimi yazar olarak görmem ve yazmayı öğrenmem çetin bir işti.” – Raymond Carver
“Tüm yüzeysel göstergeler kıyameti yazmanız gerektiğini vurgularken cenneti yazmak zordur. Cehennemde ya da Araf’ta bile yaşayacak insan bulmak çok daha kolay. Zihnin en üst düzeyinin kaydını tutmaya çalışıyorum.” – Ezra Pound

Satış Noktaları