Yerli Yersiz Cümleler

Yerli Yersiz Cümleler

Bu kitap önce “Yersiz Cümleler” adıyla tasarlandı. Niyetim sağda solda kalmış ve hiç yayınlanmamış onca cümleyi bir araya getirmek, bir bakıma onlardan kurtulmaktı.

Fakat cümle bu. Bir kez kapısından girince gazete ve dergilerde kalmış yazıları da taradım. Derken hızımı alamadım, bütün kitaplarımı okudum yayımlandıklarından sonra ilk kez, “Yerli Cümleler”e de el attım.

Sonra? Bütün cümleler yerli-yersiz birbirine karıştı.

Böylece binlerce cümleyle baş başa kaldım. Hepsini mümkün mertebe temalara ayırarak bir senaryo dâhilince sıralamaya çalıştım.

İçlerinde nerede, ne zaman, nasıl yazdığımı bugün gibi hatırladıklarım vardı, avucumun içine mıh gibi çakılmış olanlar. Ve hiç de hatırlamadıklarım. Bana öyle karanlık geldiler ki. Bunları ben mi yazmışım, sahi, ne zaman? Neden yazdığımı unutmuşum çünkü, hiç unutmayacağım sandığım şeyi.

Üstelik tahmin etmediğim bir şey daha oldu ve yerinden edilen, bağlamından kopan cümleler yeni manalarla yüklendi, bambaşka tasniflere girdi. Yerinde doğaya ilişkin bir cümle aşk bahsine uygun düştü örneğin, yazıya ait olan insanlığa.

Yeni bir okuma, dahası yeni bir yazma.

O zaman anladım içimde bütün yazdıklarıma süzülen bambaşka bir metin olduğunu.

Bir de neden sonra Nun Masalları’ndan bu yana 20 yıl geçtiğini fark ettim.

Yerli Yersiz Cümleler’in hikâyesi bu.


Kitaptan Alıntılar

Elimde ne yapacağımı bilmediğim, hiçbir kapıya uymaz anahtarlar, şimdi size aşka, hayata ve ölüme dair yerli yersiz cümleler söyleyeceğim.
Ben: Yazıcı. Kalbim çatladığında tanığım su kıyısında bir kavak ağacıydı.
Sevda dediğin ne ki? Tarifsiz bir tanışıklık duygusu. Sebepsiz bir gülümseme arzusu.
Bana bir şey olsa ölürsün zannederdim. Öyle çok şey oldu ki bana.
İade ettiği bütün sükûnete rağmen af, aşkın külliyatı içinde en pahalı makamdır. Bedeli bizatihi aşkın kendisidir çünkü.
Arınma kalpte gerçekleşen bir şeydir ve her kalbin anahtarı farklı yerdedir.
Bazen en büyük hakikatlerin bilgisinin en büyük günahlarla yan yana durduğunu unutma.
Ezel yazgısı bazen ancak ebede sığabilir, şu dünya bazen onu içine alamayacak kadar küçük kalır.
Hayat sanattan daha gerçek. Bazen bir manzaranın verdiği duyguyu koca bir kitap vermiyor. Ne kadar anlatırsam anlatayım, bütün anlattıklarımın toplamı bile bir kış ikindisinde camdan süzülen yağmur damlasını anlatmaya yetmiyor.

Satış Noktaları