skip to Main Content
Yürümeye Devam Et

Yürümeye Devam Et

İnsan en çok kendiyle konuşur.

İnsan en çok kendini suçlar.

İnsan en çok kendine öfkelenir.

İnsan en çok kendiyle yüzleşmekten korkar.

İnsan en çok kendini affetmekte zorlanır.

Ve insan en az kendini anlar.

Kendini anlamaya giden yolculuk uzundur, güç ister, azim gerektirir, adım adım gelişir, devamlı bir seyirdir.

Yol uzundur ama orada varlıkları ile huzur veren insanlar vardır.

Dünyanın kalabalığına, gürültüsüne, olanca ağırlığına ve yüküne, anlamsız koşturmacasına rağmen sakin ve kendi halinde huzurlu bir hayat yaşayanlar…

Aldatıcı bir iyimserliğe ve yaşam enerjisini tüketen karamsarlığa bulaşmadan var olmaya devam edenler…

Kalbi sökülmüş bu çağda sevgiyi, aşkı, güzelliği en saf ve en temiz hali ile sessizce yaşayanlar…

Yaralarına rağmen yürümeye devam eden insanlar…

Dr. Ferhat Kardaş, işte bu yolculuğa niyetlenenlere, düşseler de kalkmaya gayret edenlere sesleniyor.

“Pes etme sakın, yürümeye devam et…”

Yürümeye Devam Et

Kitaptan Alıntılar

* Bir depremlik, bir virüslük, bir nükleer savaşlık hayatlarımız var. Nasıl da duyarsızca yaşıyor ve nasıl da hiç ölmeyecekmiş gibi hesaplar içine giriyoruz... Ne çok gönül yıkıyor, ne çok kul hak-kına giriyor, ne çok zulmediyor ve ne çok kibirden kuleler inşa ediyoruz...
* Her çağ kendi patolojisini üretiyor. Bu çağın yaygın patolojileri ise yalnızlık, anlamsızlık, kayıtsızlık ve kolektif narsisizmdir.
* Asistanına zulmeden akademisyen, memuruna haksız baskı uy-gulayan amir, çalışanının alın terini sömüren işveren, akrabasını kayıran makam/yetki sahibi, mülakatta adaletsiz davranan jüri üyesi... Hepsi adalet ve kul hakkı üzerine nutuk çekiyor. Siz her şeyi çok yanlış anlamışsınız.
* Yaşanmamış bir hayatın yükü var aklımızda ve kalbimizde... Yaşanmayacak bir hayat için koşturuyoruz. Hiç yaşanmamış hayatlara imreniyoruz. Yaşanmamış nice hayata ağıt yakıyoruz. Ve sonunda hiç yaşamamış gibi ölüyoruz.
* İyi insanların kötüleri tanıması zaman alıyor. Çünkü insan biraz da kendisinden yola çıkarak bilir bazı şeyleri...
* İnsan, karşılanmamış ihtiyaçları kadar hırçındır.
* Kaybedecek çok şey varsa rehberiniz korkudur. Kaybedecek bir şey yoksa rehberiniz nefrettir. Kaybetmeyeceğiniz şeyler varsa rehberiniz ilkelerdir.
* Sözleriniz muhatabınızın vicdanına değmiyorsa ve küçük de olsa yüreğinde bir yankı oluşturmuyorsa artık, sessizliğe bürünür ve suskunluğa iltica edersiniz.
* Bazen insanlardan bir süre uzak kalmak terapidir. İnsanı iyileşti-rir ve bağışıklığını güçlendirir.
* "Bilmiyorum" diyebilmek ruhun özgürlüğüdür. İnsanlara ne kadar akıllı ve ne kadar önemli olduğumuzu kanıtlama çabası içine girmemek ruhumuzu özgürleştirir ve bizi birçok psikolojik problemden korur.

Satış Noktaları

Back To Top