Hizb-ü Envari’l-Hakaikı’n-Nuriye veya yaygın adı ile Büyük Cevşen, bizzat Bediüzzaman Hazretleri’nin Mecmuâtü’l-Ahzab’dan ve Risâle-i Nur’daki hakikatlerden derlediği bir dua mecmuasıdır.
Sarı şamua kağıt ve bilgisayar hatlı yazısı ile okuması kolay Büyük Cevşen, kırmızı ve yeşil olmak üzere iki farklı renkte hazırlanmış plastik kapağı ile tercih imkanı sunarken 9,5x13,5 cm ebadı sayesinde çok kolay taşıma imkanı sağlamaktadır.
Piyasadaki benzerlerine ek olarak bu eşsiz dua kitabında Celcelutiye Duası ile Ashabı Bedir ve Şüheda-i Uhud’a da yer verilmiştir. Büyük Cevşen’de yer alan duaların isimlerini ve hikmetlerini şöyle sıralayabiliriz:
Birinci Bölüm: Yasin, Fetih, Rahman, Mülk ve Nebe’, Vakıa, Cum’a Sureleri, Haşir ve Bakara Surelerinin son ayetleriyle Hatim Duası
İkinci Bölüm: Cevşen-i Kebir Cevşen, Farsça kökenli bir kelime olup, "bir tür zırh, savaş elbisesi" manasına gelmektedir. Bu dua Peygamber Efendimize, Uhud Savaşı sırasında Cebrail (a.s) tarafından getirilmiştir. Cebrail Hz. Muhammed′e (s.a.v.): "Üzerindeki zırhı çıkar ve bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük tesiri vardır." demiştir.
Üçüncü Bölüm: Evrâd-ı Kudsiye Şâh-ı Nakşibend Hazretlerinin (as) tanzim ettiği Evrâd-ı Kudsiye‘nin yüz hasiyetinin ve faydasının bulunduğunu belirten Bedîüzzaman Hazretleri, Şâh-ı Nakşibend’in bu duayı, Peygamberimizden (asm) maça âleminde ders aldığını belirtmektedir.
Dördüncü Bölüm: Delâili’n-Nur Peygamber Efendimize (asm) mana yönünden en mükemmel ve en cami salavatları kapsayan bir duadır.
Beşinci Bölüm: Sekîne Bediüzzaman’ın “esmâ-i sitte-i meşhure” olarak tabir ettiği altı İsm-i Azam’la birlikte bazı ayetlerin yer almaktadır.
Altıncı Bölüm: Münâcât-ı Veyse’l-Karâni Veysel Karanî Hazretlerinin münâcâtı
Yedinci ve Sekizinci Bölüm: Duâ-i Tercüman-ı İsm-i Azam ve Duâ-i İsm-i Azam Cenâb-ı Hakk’ın pek çok ismi zikredilerek yapılan dualar
Dokuzuncu Bölüm: Münâcâtü’l-Kur’ân Hazret-i Osman’ın (ra) tanzim ettiği Münâcâtü’l-Kur’ân’daki duâ cümleleri, doğrudan doğruya ayetteki ifadelerden alınmıştır. Bediüzzaman bunun hakkında, “Bu münâcât aynen Cevşen ve Celcelutiye gibi kudsîdir” demektedir.
Onuncu Bölüm: Tahmidiye Allah’ın ihsan ettiği nîmetler için çok geniş ve küllî hamdleri içine alan bu duânın, pek çok maddî ve mânevî hastalığa da şifâ olduğu belirtilmektedir.
Onbirinci Bölüm: Kaside-i Celcelutiye Hz. Peygamber’in nazım şeklinde Hz. Ali’ye yazdırdığı, aslı vahiy olan Celcelûtiye kasidesi Celcelûtiye’nin Süryânice bedî (eşsiz güzel) anlamına geldiğini söyleyen Bediüzzaman, bu duânın pek çok sırları sakladığını, gelecek zamana baktığını, istikbalden ve hatta Risâle-i Nur’dan haber verdiğini de ifade eder. (Mektûbât, s. 448)
On ikinci ve On üçüncü Bölüm: Ashabı Bedir ve Şüheda-i Uhud Cennetlik oldukları bizzat Resulü Ekrem Efendimiz (s.a.v.) tarafından müjdelemiş ve adları vesile kılınarak dua edilen Bedir Ashabı ve Uhud Şehitlerinin adları On dördüncü Bölüm: Hülâsatü’l-Hülâsa Allah’ın varlık ve birliğine, kâinatın ve içindeki mevcudatın şehâdetini ihtivâ etmektedir. Âyetü’l-Kübrâ Risâlesinin özeti hükmünde olan bu bölüm hakkında Bediüzzaman, “Ara sıra bazı vakitte okunsa güzel olur, imana kuvvet verir” demektedir.
On beşinci Bölüm: Tazarru ve Niyaz Bediüzzaman Hazretlerinin Risale-i Nur Külliyatının Mesnev-i Nuriye mecmuasından alınmış dualarıdır.