"Fethullah Gülen bir Türk rönesansı öneriyor. Gülen Hareketi bugün için Türkiye'nin en önemli ihraç olgusu... Gülen Hareketi'nin başarısının sırrı davalarına inanmaları..." Bu tespitler siyaset bilimci Prof. Dr. Doğu Ergil'e ait. İki buçuk yıldır Fethullah Gülen Hareketi üzerine çalışan Ergil, cemaatle ilgili merak edilenleri ve analizlerini "100 Soruda Fethullah Gülen ve Hareketi" (Timaş Yayınları) ismini verdiği kitapta topladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi olan Ergil, 1995 yılında çok tartışılan Kürt Raporu'nu hazırlayan isimdi.
Prof. Ergil, Fethullah Gülen'in fikirleri etrafında oluşan gönüllüler hareketi üzerine niçin böyle bir çalışma yaptığını açıklarken Fethullah Gülen ve "cemaatleşen" insanlar gerçeğinin uluslararası bir olgu haline geldiğine dikkat çekiyor ve "Bu olgu, günlük siyasal çekişmeler ve onlara zemin oluşturan endişeler ve kuşkular boyutunu aşarak toplumsal bir tahlile tabi tutulmadı. Artık birinin, hem de laik kesim'den birinin bu konuda bir şeyler yapması gerekiyordu." diyor.
Kitap fikri, Ergil'in 3 yıl önce Fethullah Gülen'i Pennsylvania'daki ikametgahında ziyaretinde ortaya çıkmış: "Fethullah Gülen Hoca'ya ilham verdiği harekete ilişkin Türk okurunun aşina olduğu "100 soruda" kitapları cinsinden bir çalışma yapsam sorularıma yanıt verip vermeyeceğini sordum.
"Tabii veririm." dedi. Bunun üzerine yüz soru hazırladım ve kendisine takdim ettim." Ergil, bu süreçte Gülen' le iki kez bir araya gelmiş. Kitapta toplumda merak edilen 100 soru Gülen'e yöneltilmiş. Sorulara verilen cevaplar, Ergil'in analizleri ile birlikte yer alıyor.
Kitabın girişinde ve sonunda Doğu Ergil'in değerlendirmeleri var. "Modernleşen Türkiye'de dini önder olgusu: Fethullah Gülen örneği" başlıklı yazısında Ergil, "Gülen Hareketi'nin başarısının sırrı nedir? Bu sorunun yanıtını, hem kendi ağzından verdiği cevapları hem de yazara sunduğu yayımlanmış beyanlarının toplumsal analizini içeren bu kitapta bulacaksınız." diyor. Kitabın son bölümünde ise hareket, tarihsel perspektif içinde değerlendiriliyor. Bu bölümde Ergil, Ahilik teşkilatı ile bu gönüllüler hareketi arasında paralellik kuruyor.
Kitap "Fethullah Gülen kimdir?" sorusuyla başlıyor. Diğer sorulardan bazıları şunlar: Gülen Hareketi kendisinden önceki bir hareketin devamı mıdır? Gülen Hareketi'nin temel ilkeleri nelerdir? Fethullah Gülen düşüncesinde devlet nasıl bir yer tutar? Hangi bireysel ve toplumsal ihtiyaçlara cevap vermektedir ki kısa sürede ülkeye yayılmış ve hatta ülke sınırlanın aşmıştır? Gülen Hareketi'ni devlete alternatif bir teşkilatlanma olarak gören ve göstermek isteyenler var. Durum gerçekten böyle midir? Gülen'in ideal bir toplum modeli var mıdır? Gülen Hareketi'nin hedef kitlesinde kimler vardır?
Hareketin finans kaynakları nelerdir?
Siyaset bilimci Prof.
Dr. Doğu Ergil, Fethullah Gülen'in fikirlerinden ilham alan gönüllüler hareketi üzerine 2,5 yıldır sürdürdüğü çalışmasını tamamladı. "100 Soruda Fethullah Gülen ve Hareketi" adını verdiği kitapta Ergil, hareketi Fethullah Gülen'in verdiği cevaplar üzerinden sosyal bilimci kimliği ile yorumluyor.
KİTAPTAN...
Said Nursi ve Risale-i Nur Külliyatı'nın, F. Gülen ve hareketi üzerindeki ciddi etkisi olmuştur. Ama bu etkinin manevi ve ilham boyutunda olduğu görülmektedir.
Gülen Hareketi'nin praxisi (teori ile pratiğinin bileşimi) daha cok kendine özgüdür ve günümüz koşullarından hareketle oluşturulmuştur.
Fethullah Gülen, hayatını, dinin esaslarını anlamaya, yorumlamaya ve dindar bir insan olarak çıkardığı dersleri başkalarıyla paylaşmaya adamıştır. Onun söylediklerini ve yaptıklarını anlamak için bu perspektifi gözden kaçırmamak gerekir.
Mevlânâ'nın çağrısının bir benzeri günümüzde Gülen Hareketi ile tekrarlanmaktadır. Söylenenle yaşanan arasında bir tutarlılık vardır ve bu da hareket mensuplarıyla manevi önderleri arasında sarsılmaz bir inandırıcılık bağı oluşturmaktadır.
Türkiye'nin etkisini, kültürünü ve insani ilişkilerini sınır ötesinde taşıyan bu çapta ve etkide bir ikinci sivil teşkilatı var mı? Yok! Ne yazık ki yok. Peki, " Gülen Hareketi bunu nasıl başarıyor: İnanarak. Neye? Davalarına; yani bu yolla hem Yaradan'a hem de yaradılana hizmet ettiklerine inanarak...
Gülen topluluğunun yalnızca bir cemaat' değil, hareket olarak adlandırılması, onun klasik cemaatlerin yerleşik ve 'yerindenlik' özelliklerini cok aşan eylemsel ve mekânsal hareketliliği ile açıklanabilir.
Hareketin -tüm baskılara rağmen- gelişmiş ve genişlemiş olması, çeşitli kesimlere mensup insanların Gülen'in teklif ve tavsiyelerinde ortak yararlar bulmalarına ve bu yararların kendi hayatlarına olumlu sonuçlar doğurduğunu görmelerine bağlanabilir.
Tıpkı Ahilik gibi Gülen Hareketi de bir 'çevre' hareketidir. Girişimleriyle 'çevre grupları' merkeze katma ve onu genişletme işlevini yerine getirmektedir. Bu sayede sisteme (ve merkeze) karşı bir duruş sergileyebilecek olan sosyal kesitleri sisteme dâhil ederek onu hem çoğulculuk doğrultusunda dönüştürmekte hem de sisteme yeni bir dinamizm kazandırmaktadır.