Sultan II. Abdülhamid'den günümüze yakın tarih
Tarihçi-yazar
Mustafa Armağan Düzce’de bir konferans verdi.
Düzce Eğitim Gönüllüleri Derneği tarafından organize edilen konferansa Düzce halkının büyük ilgi gösterdiği gözlendi.
Okuduğu okulları sayarak başladı konuşmasına Armağan. Okuduğu ilkokuldan ortaokula, liseden üniversiteye hepsini saydı yazar. Tam “konuyla ilgisi nedir?”diyecekken dinleyenleri düşünmeye teşvik edecek gerçeği gün ışığına çıkardı. Meğer okuduğu tüm okullar Abdülhamid Han tarafından yaptırılmış. Yakın zamanda bir çocuğu olduğunu ve çocuğunun doğumunun da Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde gerçekleştiğini ve işin ilginç yanı bu hastanenin de Sultan II. Abdülhamid tarafından yapıldığını belirtti.
Şimdi konferansta aldığımız notlardan bazılarını sizlerle paylaşmayı uygun görüyoruz:
Tarih gizlenip saklandığı müddetçe sırdır; keşfi gerekir
Erzurum Kongresi tutanakları 1992 yılına kadar yayınlanamamıştır ülkemizde. Tarih, bizim için yabancı bir ülkeyi keşfetmek demek.
7 Temmuz 2008 Ergenekon darbe planı... Geçmiş tarihe baktığımızda tam 100 yıl önce, yani 7 Temmuz 1908’de Makedonya’da Abdülhamid’in isyanı bastırmak üzere gönderdiği Mareşal Şemsi Paşa vuruldu. Yani Jöntürk İhtilali’nin başladığı tarihtir 7 Temmuz.
Biz unutabiliriz tarihi bağlantıyı, ama bazıları unutmuyor sevgili dostlar.
27 Nisan Bildirisi... Oturdum, düşündüm acaba neyin yıldönümü diye. 27 Nisan 1909 Abdülhamid Han’ın tahttan indirildiği tarih çıktı. Necip Fazıl ne diyor: “Abdülhamid’i anlamak, her şeyi anlamaktır.” İşte bu cümlede nice sırlar gizli.
Sultan Abdülhamid II. Fatih’tir
Ben Sultan Abdülhamid Han’a II. Fatih diyorum. Belki haddimi aşıyorum ama... Hatta Fatih dış dünyayı Akdeniz’den Bosna’ya, Kırım’a kadar fethe çıktığında arkasında toplumsal bir temel vardı. Ama Abdülhamid Han zamanında o temel çürümüştü, hem dışarıdan hem içeriden eş zamanlı baskılar vardı. Gemi hem yürüyecek hem tamir edilecek hem de güçlendirilecekti. Zor mu zordu bu iş. Tüm bunların bilincinde olan Sultan, eğitim ile işe koyuldu. İlkokul, ortaokul, lise, üniversite... Ondan önce ilkokul yok. Ortaokul var, lise 1-2 tane. Ve üniversite var ama sık sık kapanıyor. Abdülhamid bu çarkın eksik dişlerini yerine oturttu ve bugün hala geçerli olan eğitim çarkını oluşturdu.
Demiryolları projesi de Osmanlı’ya dayanır. Demir ağlarla örmek tüm yurdu. Bu bir Osmanlı idealiydi. En çok demiryolu da Abdülhamid döneminde yapılıyor. Ama hiçbir hamle yapılmadı denir bizim tarihimizde Abdülhamid dönemi için.
Abdülhamid zamanında açılan okulların sayısı 5000’dir.
Suçları masonluk modayken; modaya uymamak!
1870ler... Abdülaziz’in son yılları. Abdülaziz israfçılığına rağmen imanlı bir padişah. Komploları engellemeye çalışıyor. 1872’de Sultan Murad mason yapılıyor. Abdülhamid’in 2 kardeşi de mason yapılıyor sonra. Abdülaziz bir yıl sonra tahttan indiriliyor. Bilek damarları kesilmiş olarak bulunuyor. Tahta, mason yapılmış olan V. Murad geçiyor. Büyük umutlarla tahta getirilen V. Murad, amcası Abdülaziz’in ölümünden sonra cinnet geçiriyor.
Abdülmecid’in 3 oğlu sırf mason olmadıkları için tarih kitaplarına kötü olarak geçiyorlar.
1- Abdülhamid Han- Kızıl Sultan olarak
2- Sultan Reşat- Pısırık Padişah
3- Vahdettin- Vatan haini olarak geçiyor.
Abdülhamid Han kendisini çok iyi gizleyen, kamufle eden bir kişiydi. Darbeciler Osmanlı tahtı bizden sorulur diyorlar. Öyle mi, öyle diyor Abdülhamid. “Ne istiyorsunuz?” diye soruyor onlara. ‘Meşrutiyet’ istiyoruz diyorlar. Tamam diyor, benim için sakıncası yok. Sonra şartname sunuyorlar Abdülhamid’e. Şartları kabul eden Abdülhamid 1876’da tahta oturuyor. Ardından o korkunç 93 Harbi’nde buluyor kendini. Bu felaketten sonra kollarını sıvıyor ve darbecileri tasfiye ediyor, yani “kurtlarla dans” o zaman başlıyor.
İngilizler haber yolluyorlar. Amcasının ve ağabeyinin başına gelenler bir kere daha tekrarlanabilir diye. Anlıyor ki İngiltere ülkeyi eskisi gibi yöneteceğini zannediyor. Abdülhamid ise kendimizden başka kimseye güvenemeyiz diyor ve çalışmalarını hızlandırıyor. Okullar açıyor, hastaneler açıyor, Darülaceze... 1890’larda tam teşekküllü bir çocuk hastanesi açıyor. Saraydayken ‘Hatice Sultan’ adındaki kızı teşhis edilemeyen bir hastalıktan dolayı vefat ediyor. “Ben bir padişahken kızım sebebi bilinmeyen bir hastalıktan ölüyorsa Ümmet-i Muhammed kim bilir neler çekiyor?” diyor ve kendi parasıyla bir hastane yaptırıyor. Adı Hamidiye Etfal Hastanesi, yani bugünkü Şişli Etfal Hastanesi.
Kaynak:DünyaBizim.com