15.03.2010
Frankfurt Gothe Üniversitesi Arap islâm Bilimleri Tarihi Enstitüsü Direktörü Prof. Dr.
Fuat Sezgin, Timaş Yayınları tarafından neşredilen 'Bilimler Tarihçisi Fuat Sezgin' adlı kitabında hayatını, çalışmalarını, eserlerini ve bilimler tarihine ilişkin önemli tespitlerini anlatıyor.
Sezgin'in Timaş Yayınları tarafından yayımlanan 'Bilim Tarihçisi Fuat Sezgin' adlı kitabında, Müslüman bilim adamlarının dünya bilim tarihine katkılarına, Amerika'yı Kristof Kolomb'tan önce keşfedenlerin kim olduğuna, dünyanın gerçeğe çok yalan ilk haritasının kimin eseri olduğuna, Ibn-i Sina'nın hangi eserinin Aristo'nun adıyla yaymlandığına, Müslümanların bilim alanında nasıl ilerlediklerine ve neden gerilediklerine dair bir çok konuya açıklık getiriyor.
Türklerin ve İslâm Dünyası'nm geri kalmasında umumiyetle İslâm'ın din olarak mesul tutulduğunu anlatan Sezgin, bunun tarihi bir hakikat olmadığını ve bu iddialara inanmadığını söylüyor.
Bilim Bu Kadar Gelişemezdi
Yahudi asıllı Arabist Franz Rosenthal'in 1980 yılında yazdığı bir kitapta dile getirdiği 'Eğer İslâm dini, bilimi sadece bilim olarak, bilim aşkı olarak himaye etmemiş olsaydı, bilimler bu kadar süratli ve bu kadar geniş şekilde gerçekleşemezdi' görüşüne atıfta bulunan Sezgin, geri kalmışlığımızın sebebinin dine bağlanmasının doğru olmadığım, İslâm bilim adamlarının bilimsel basanlara imza attıkları dönemlerin ve o bilim adamları ve çalışma metodlarının bugün iyi tahlil edilmesi gerektiğini belirtiyor.
Amerika'yı Kolomb'dan önce biz keşfettik
Prof. Sezgin, Müslümanlann Amerika'ya 10 yy'da gitmeye başladıklarını ve Büyük Okyanus'un öte tarafına ulaşmak için seferler yaptıklarına dair bir çok belgenin olduğunu söylüyor. Amerika haritasının bir kısmını ilk olarak 15. yy'da Müslümanların yaptıklannı belirten Sezgin, "Kristof Kolomb Müslümanlann yapmış olduğu haritaya dayanarak ki, onun tarihçesi de bir haritayla yola çıktığını yazıyor" dedi. Birçok İslâm bilim adamının eserinin Batılı bilim adamlarına maledildiğini belirten Sezgin, İbn-i Sina'nın taşlara dair kitabının Aristo'ya, yine Huneyn bin İshak'ın kitabının Galen'e maledilmesini buna örnek olarak gösterdi.
Batı kompleksinden kurtulmamız lazım
Bugün Türkiye'de hâlâ bir yol bulmaya çalışıldığını, bu merhalede Türklerin medeniyetler tarihindeki yerini göstermek ve onları 17. yy'ın başından itibaren düştükleri kompleksten kurtarmak gerektiğini anlatan Sezgin, "Bu çok mühim. Fakat yanlış biçimde üstünlük duygusuna da kapılmamak gerekir. Sadece 'Biz bu kadar üstünmüşüz' deyip sonra da kenara oturmaları, benim hedefim değil. Bütün mesele müthiş bir şekilde gelişen ve 800 yıl, insan akıl tarihinde büyük rol oynayan bir medeniyetin mensubu olan insanların, bütün bunların nasıl olduğunu düşünmesi, bu medeniyeti geliştiren insan tiplerini tanıması. Bir Biruni'yi, İbni Sina'yı tanımalarını, nasıl çalıştıklarını bilmelerini istiyorum" diyor.