Timaş'a Dair
Haberler
Etkinlikler
Bültenler
İnsan Kaynakları
Yurtdışı Satış Noktaları
Sayfa TV
Sadık Yalsızuçanlar Sizin İçin Seçti
Aile
Başvuru
Çocuk
Çok Okunanlar
Din Kitaplığı
Düşünce
Edebiyat
Genç Yetişkin
Eğlenceli Bilgi Dünyası
Gençlik
Gezi
İş Dünyası
Kişisel Gelişim
Meb Tavsiyeli Çocuk
Politika
Psikoloji
Sağlık
Sahaf
Sinema
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Yayınlar
Search:
Timaş'a Dair
Haberler
Etkinlikler
Bültenler
İnsan Kaynakları
Yurtdışı Satış Noktaları
Sayfa TV
Sadık Yalsızuçanlar Sizin İçin Seçti
Aile
Başvuru
Çocuk
Din Kitaplığı
Düşünce
Edebiyat
Genç Yetişkin
Eğlenceli Bilgi Dünyası
Gençlik
Gezi
İş Dünyası
Kişisel Gelişim
Meb Tavsiyeli Çocuk
Politika
Psikoloji
Sağlık
Sahaf
Sinema
Sosyoloji
Tarih
Yabancı Yayınlar
Muharrem Kesik
Bekir Berat Özipek
Taha Akyol
Fuat Sezgin
Haberler : Halil İnalcık Ve Tarih Yazımı
08.06.2010
Paylaş
0
beğenen
Tarihyazımsal poetikanın Türkiye ya da Osmanlı tarihyazımı çalışmalarında rağbet gören bir alan olmadığını biliyoruz. Belki bir istisna olarak Christoph K. Neumann'ın Araç Tarih Amaç Tanzimat Tarih-i Cevdet'in Siyasi Anlamı başlıklı çalışmasını burada zikretmek gerekir. Ancak Neumann'ın siyasi analizi ön plana çıkaran çalışmasının yanına tarihyazımsal anlatının açıklama yöntemlerini ele alan çalışmaları eklememiz çok zor. Hâlbuki Köprülü, Uzunçarşılı, Barkan, Karal ve İnalcık gibi 20. yüzyılın büyük tarihçilerinin nasıl bir tarihyazımsal üslûpla yazdıklarını; tarihsel olayları açıklarken hangi "sahneleme", "kanıtlama" ya da "ideolojik ima" kiplerini kullandıklannı araştırmak; yazılan büyük anlatıların değerlendirilmesinde edebiyat kuramlarının analiz yöntemlerini dikkate almak, Türkiye / Osmanlı tarihyazımı çalışmalarında önemli bir alan açabilir. Böyle bir iş elbette bu kısa yazının amacı olamaz. Bununla birlikte Halil İnalcık'ın Osmanlılar başlıklı makaleler toplamını Hayden VVhite'ın Metatarih'te (1973) geliştirdiği kuramsal yaklaşımla değerlendirmeye çalışacağız.
Osmanlı'nın kuruluş problemi
Osmanlılar, İnalcık'ın Doğu Batı dergisinde yayımlanmış yazılarından yapılmış bir seçkiden oluşuyor. Bu yazılardan bir kısmı daha önce Doğu Batı Makaleler l ve Doğu Batı Makaleler II kitaplannda yer almıştı. Timaş Yayınları'nın üçüncü bir kitapta tekrar bir araya getirmiş olduğu bu yazılar üç bölümden oluşmakta. İlk bölüm Osmanlılann bir "uc" beyliği olarak hanedanlaşma sürecine ve "kuruluş problemi" etrafındaki tartışmalara odaklanyor. Bu problem, Hammer'den bu yana farklı kuramsal yaklaşımlann ve ulus inşasına kaynaklık eden mitsel açıklamalann banndığı karmaşık bir "tarihsel alan". İnalcık'ın bu tarihsel alanın karmaşıklığını ironik bir tarzda kabul ederek sahneleme yoluyla açıkladığı kuruluş sürecinde, mitsel açıklamalara da kaynaklık eden erken dönem Osmanlı anlatılanyla "analitik" bir uzlaşmaya vardığını görüyoruz. "Rise of Ottoman Historiography" başlıklı makalesinde Neşri, Âşık Paşa, Oruç gibi erken dönem Osmanlı anlatılannın tarihsel kaynak olarak nasıl değerlendirilebileceğini tartışan İnalcık, kendi "kuruluş yaklaşımını" anlattığı bu yazılarında da yine bu kaynakların karşılaştırmalı tanıklıklanna dayanıyor. İslami "gaza ideolojisi "nin ve alplik / nökerlik bağının sağladığı savaş birliğinin, Koyunhisar'ı "dar'ül İslâm" sınırlannda olmasına rağmen 1302 yılında fetheden Osman Gazi'nin karizması etrafında yoğunlaştığını ve Osmanlı İmparatorluğu'na giden yolun bu tarihten sonraki çatışmalarla şekillendiğini söyleyen İnalcık; devlet tesisinin Orhan'la, imparatorluğun ise II. Mehmed'le başladığını belirtiyor. Bu bağlamda belge merkezli "tarihsiciliği" (historicism), tarihçiliğinin en önemli dayanağı olarak öne çıkaran ve Osmanlı tarihini erken modern Avrupa tarihinin "güçler dengesi"ni sağlayan "büyük güçler" den birinin öyküsü olarak anlatan İnalcık'ın, "tarihsel alanı sonuçta zorunlu olarak ahenkli çözümlerle sona ermesi gereken bir çatışmalar kümesi" (216) şeklinde canlandıran Ranke'nin tarihyazımsal üslubuyla uyumlu olduğunu söyleyebiliriz.
Ranke'de temel koyucu bir öneme sahip "ulus" anlayışının, İnalcık'ın "devlet" anlayışında karşılığını bulduğunu da. Bu bağlamda İnalcık'ın klasik dönem çalışmalannın son veriminin Devlet-i Âîiyye başlığı ile yayımlandığını hatırlatalım.
İkinci bölüm, Fatih sonrası merkezî devletin yapılanmasına dair yazılardan oluşuyor. Son bölüm ise belki tüm yazılarda "öteki" olarak varlığını sürdüren Avrupa ile ilişkilere dair. İlk iki bölümde "fütuhat" merkezli bir özgüvenle "komedi kipfnde sahnelenen klasik dönem açıklamalannın aksine, bu son bölüm Avrupalı ötekinin modernite sonrası mutlak başansının biçimlendirdiği "tragedya kipfnde sahneleniyor. Devlet-i Âliyye'nin kaçınılmaz yıkımıyla çözüme kavuşan...
< Serdar Özkan "Saba Tümer'le Bu Gece" Programında
Hilmi Yavuz Bâbıâli'de >
Bu haberle ilgili kitaplar
Osmanlılar
Bu haberle ilgili yazarlar
Halil İnalcık
Anasayfa
|
Kitaplar
|
Yazarlar
|
Hakkımızda
|
Haberler
|
Etkinlikler
|
İletişim
|
Blog
|
Üyelik
|
English
|
Sık Sorulan Sorular
Eğlenceli Bilgi
•
Carpe Diem Kitap
•
Antik Dünya Klasikleri
•
Sufi Kitap
•
Timas Publishing Group
•
Hekimoğlu İsmail
•
Timaş Çocuk
•
Keşkül Dergisi
•
Genç Timaş
Grubuna Katıl
Takip Et
© 2012 TİMAŞ YAYINLARI
tasarım primeart