17.06.2010
2
beğenen
1950'de “Yeter Söz Milletin!” diyerek girdiği seçimleri çok büyük bir farkla kazanan Adnan Menderes, ilk iş olarak 18 yıllık Türkçe Ezan 'işkencesini' sonlandırmak istedi. Bu uğurda koltuğunu bile bırakmayı göze aldı...

Ersin Çelik’in kitap haberi;

1932 yılında başlatılan ve 18 yıl boyunca “zorla” uygulanan Türkçe ezan okunmasından Arapça ezana dönülüşünün 60. yıl dönümünde Tarihçi Mustafa Armağan “Türkçe ezan – Minaredeki yabancı” isimli kitabıyla bir döneme ışık tutuyor.

14 Mayıs 1950 seçimlerinde “Yeter Söz Milletin” sloganıyla girdiği seçimlerini çok büyük bir farkla kazanan Adnan Menderes’li Demokrat Parti’nin ilk icraat olarak Arapça ezan okunmasını serbest bırakılması sürecini ele alan kitapta o döneme şahitlik eden önemli şahısların hatıratlar, medyada çıkan haberler ve yasağın uygulanmasına ilişkin belgeler de yer alıyor.

Mustafa Armağan’ın başında bulunduğu gönüllü bir grupla Türkçe ezanın okunduğu günleri ve ezanın Arapça okunmasının serbest bırakıldığı 16 Haziran 1950 gününü yaşayanları bulup konuşturduğu ve o “büyük günün” tek bir kare fotoğrafını çekmeyi denediği kitapta, dikkat çekilen ilginç noktalardan birisi de Türkiye’de neden 60 yıldır Türkçe ezan okunmuyor olması… DP’nin, bazılarının zannettiği gibi ezanı Arapçaya “çevirmeyip”, sadece serbest bırakmasına rağmen, 60 yıldan bu yana tek bir minarede dahi Türkçe ezan okunmaması için kitapta “demek ki Menderes’in deyişiyle, “halka mal olmamış bir inkılâp”la karşı karşıyaydık.” yorumu yapılıyor.

İSTİFAYI GÖZE ALIYOR

TİMAŞ Yayınları’ndan çıkan kitapta geçen ilginç hatıralardan birisi de Adnan Menderes’in seçimlerden hemen sonra hükümeti kurar kurmaz Ezanın Arapça okunmasının serbest bırakılması için başlattığı çalışmaya Cumhurbaşkanı Bayar’ın CHP’ye koz veririz düşüncesiyle engel olmaya kalkmasına karşı Menderes’in takındığı tavır…

Mustafa Armağan, Prof. Şerafettin Gölcük’ün anlattıklarını şöyle aktarıyor: “Kitabımda yer verdiğimiz ezanın Arapçaya çevrilmesiyle ilgili hatıralardan Prof. Şerafettin Gölcük’ün anlattıkları çok önemli bir noktayı açıklığa kavuşturmaktadır. Onun anlattıklarından ve benzeri hatıralardan Adnan Menderes’in Başbakan olur olmaz ilk iş olarak ezanı aslî diline çevirmek için kollarını sıvadığını ve bu işi neredeyse “şahsî meselesi” haline getirdiği öğreniyoruz. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın “İlk iş olarak ezanı Arapça çevirirsek CHP’nin eline bir koz vermiş oluruz. Acele etme, sonraya kalsın” şeklindeki itirazlarına karşı ısrar eden Menderes’in birkaç gün küsüp ortalıktan kaybolduğunu, bazı rivayetlere göre istifa ettiğini, Bayar’ın onu Mersin’de buldurarak “Tamam, gel halledelim şu işi” diye çağırdığını anlatan ilahiyatçı Prof. Gölcük bu bilgileri bizzat Celal Bayar’ın ağzından dinlediğini söylüyor ve Menderes’in ezan yüzünden Başbakanlıktan istifayı göze alacak kadar inançlı biri olduğunu hatırlatıyor.”

“Türkçe ezan – Minaredeki yabancı” isimli kitaptan dikkat çeken bazı başlıklar şunlar:

Ezan nasıl ve neden Türkçeleştirildi?
CHP Arapça ezanın serbest bırakılması sürecinde neden arada kaldı?
İstanbul’da farklı, Bursa’da farklı Arapça ezan olayı.
Türkçe ezana karşı bulunan formül!
Atatürk ve Ezan
Dinde reform amacına ulaştı mı?
Alparslan Türkeş neden Türkçe ezan istiyor?




Bu haberle ilgili kitaplar
Bu haberle ilgili yazarlar