Hakkında
Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî
Mevlânâ, Horasan′ın Belh şehrinde 604/1207’de doğdu. Babası taçsız padişahlardan Sultanü′l-ulema Muhammed Bahaüddin Veled′dir.
Mevlânâ Celâlüddin, beş yaşındayken babasıyla Belh′ten ayrılır. Kader kervanı Nişabur′a, Bağdat′a, Mekke′ye, Medine′ye, Şam′a uğrar. Nişabur′da Attar, Esrar-nâmesi′ni Mevlânâ′ya hediye eder. Şam′da Şeyh-i Ekber Muhyiddin-i Arabî, (ks) "Sübhanallah, bir okyanus, bir denizin arkasından gidiyor" diye hayrette kalır. Malatya, Erzincan taraflarını aşıp Lârende (Karaman)′ye konarlar. Gevher Bânû ile evlenir. Oğlu Sultan Veled burada doğar. Annesi Mümine Sultan burada vefat eder. Sultan Alâüddin Keykubat ve çevresinin isteğiyle, "Âşıkların Kâbesi" olacak olan Konya′ya göçerler. Bir müddet sonra Sultanü′l-ulema irtihal eder. Mevlânâ, ilk feyzini babasından alır. Tirmizli Seyyid Burhanüddin-i Muhakkik ile kemâle erer. Şemsüddin-i Tebrizî ise gerçekten ona bir güneş olup yanmaya müheyya bu çerağı yakıp tutuşturur. Nihayet 672/1273’de bu hasret dağı, bu ayrılık ateşi söner. "Mezarı âriflerin gönlünde" zâhiren ölü, mânada diri; gökyüzüne Mesnevî, Dîvan-ı Kebir, Divan-ı Rubaiyât, Fih-i Mâfih, Mecalis-i Seb′a ve Mektubât yıldızlarını nakşedip Hakk′a yürür.